-
Hukuku adalet açısından tanımlayan görüşler, sivil itaatsizliği, çağdaş hukuk devleti sistemi içinde ulaşılmış olan özgürlük ortamlarının, sistemin asıl sahipleri (vatandaşlar) tarafından sorgulanabileceğinin bir işareti olarak ele almaktadırlar. Adalet; bir eşitlik düşüncesidir. Herkese hakkı olanın verilmesi yolunda bir irade beyanıdır. Ahlâki açıdan adalet ise, asgari etiktir. Toplumsal ihtiyaçların karşılanması ise; hukukun toplumsal yaşama yönelik düzenleyici yönünden kaynaklanmaktadır. Hukuk, kişinin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak ve ona uygun olmak zorundadır. Düzen, hukukun normatif fonksiyonudur.
Sivil itaatsizlik, kavram olarak ilk kez 19. yüzyılda Henry Davit Thoreau tarafından kullanılmıştı bir tanıma göre sivil itaatsizlik; Yönetim siyasetinin ya da yasaların değişmesini isteyen, aleni, şiddetsiz, vicdani, fakat aynı zamanda siyasi olan, yasa dışı bir eylemdir. Bir eylemi sivil itaatsizlik olarak nitelememize yol açan unsurlar şöyle sıralanabilir: Şiddetten Arınmışlık, Evrensel Kabul Gören Hukuksal Değerler ve Toplumsal Etik Yoluyla Motivasyon,Yaptırıma Katlanma,Yasaya Aykırılık,Aleniyet (Kamuya Açıklık).
Peki demokratik bir ülkede o ülkenin vatandaşlarının sivil itaatsizlikte sınırı nereye kadardır? Yasalara göre taksim gösteri ve toplantı yeri değil. Burada 1 Mayıs kutlaması yapmakta ısrar ederek yüzbinleri oraya yığmak sivil itaatsizlik anlamına gelir mi?
Sivil itaatsizlikte; Sivil itaatsizlik olarak nitelenebilecek bir eyleme katılanlar, bu protesto eylemiyle ihlal ettikleri yasanın yaptırımlarına katlanmakta; bunu göze almakta. Yaptırımlara katlanma, "hukuksal düzene" duyulan bağlılık ve güvenin bir göstergesidir. Zira hedef, hukuksal düzeni dışlayan bir toplumsal yapı (bir tür anarşizm) değil, içeriği evrensel ve etik değerlere göre belirlenmiş bir hukuksal düzendir. Bu nedenle, sivil itaatsizlik oluşturan eylemlerde yaygın bir biçimde görülen "tutuklanma," eylemi destekleyen bir öğe olarak algılanmaktadır.
Bu gün taksimde düzenlenmek istenen 1 mayıs mitingi, sivil itaatsizliğin çok ötesinde devletin yürürlükteki hukuk sistemine meydan okuma anlamını taşıyan bir yaklaşımdır. İşte bu çok tehlikeli ve her türlü provokasyona açık bir durum olup sivil itaatsizlik olarak nitelenemez. Devlet erki ise asla anarşizmi ve meydan okumayı kaldırmaz.
-
Değerli meslektaşlarım,
Trafik kazasından doğanmaddi tazminat davasında ıslah yaptım. Gerçek kşi davalılar için faiz başlangıç tarihi olay tarihidir. İlk davada sigorta şirketi için ise dava tarihidir. Acaba sigorta şirketi için ıslah tarihinde mi fazla kısım için hüküm verilir yoksa ilk dava tarihindenmi?
Saygılar
-
16 Yaşından Küçük Evlenilmeyecek
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, velayeti kullanan davacı baba ve evlenmesine izin verilmesi istenilen küçüğün dinlenilmeden evrak üzerinden karar verilmesini usul ve yasaya aykırı buldu.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin söz konusu kararı, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayınlandı. Yerel mahkemenin evlenmeye izin konusuna ilişkin kararını Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine inceleyen daire, hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verdi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 124/2. maddesi ile ''hakimin ancak olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek ve kadının evlenmesine izin verebileceği, olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasinin dinleneceği'' hükmü getirildiğini hatırlatarak, evlenmeye izin verilebilmesi için ana, baba veya vasinin karar verilmeden önce dinlenmelerinin öngörüldüğüne işaret etti.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kararında şunlar kaydedildi: ''Anılan madde gereğince, mümeyyiz küçük ya da onun yasal temsilcileri davayı açabileceklerdir. Yasal temsilci tarafından açılan davada, mümeyyiz küçük de dinlenecek, evlenme için gerekli kişiliğe, bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafından gözlenecektir. Mahkemeci, velayeti kullanan davacı baba ve evlenmesine izin verilmesi istenilen küçüğün dinlenilmemesi, duruşma açılmayarak evrak üzerinden karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.'' Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir başka kararında da 16 yaşını doldurmayanların evlenmesine izin verilmesini usul ve yasaya aykırı buldu.
-
ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ (ÇÖP VERGİSİ)
Çevre Temizlik Vergisi
Çevre temizlik vergisi dolu veya boş olmasına bakılmaksızın su abonesi olmayan konutlardan ve tüm işyerlerinden alınmaktadır. Çevre temizlik vergisinin mükellefi binayı fiilen kullanandır.
Boş Binalar İçin Çevre Temizlik Vergisinin Kapsamı Nedir?
Boş binalarda çevre temizlik vergisi mükellefi binanın sahibidir. Ancak boş binaların çevre temizlik vergisi aşağıdaki biçimde değerlendirilir.
1. Çevre temizlik vergisi beyannamesi mükellef olunduğunda bir defa verilir. Takip eden yıllarda binayı kullanan değişmediği sürece yeniden beyanname verilmez.
2. Çevre temizlik vergisi, birinci taksiti Mart-Nisan-Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. Dileyen mükellef birinci taksit döneminde veya daha önce tümünü de ödeyebilir.
3. Çevre temizlik vergisi her yıl Maliye Bakanlığınca saptanan yeniden değerleme oranının yarısı kadar arttırılarak hesaplanır.
Çevre Temizlik Vergisi Ödeme Koşulları Nelerdir?
1. Çevre temizlik vergisi (çöp vergisi) taşınmazı kullanan tarafından Ocak ve Temmuz aylarında ilgili belediyeye iki eşit taksitle ödenir.
2. Çevre temizlik vergisinin yıllık artırım oranı her yıl bakanlar kurulunca belirlenen emlak vergisi yeniden değerleme oranının yarısı kadar arttırılır.
3. Mükellefler mesken veya işyerlerinin boş olduğunu belgelendirmesi halinde bu taşınmazların boş oldukları sürece çevre temizlik vergisinin yukarıda belirtilen ilkeleri doğrultusunda değerlendirilir. Bu da tahakkuk eden verginin yaklaşık yarısının ödenmesine isabet eder.
Çevre Temizlik Vergisini Kimler Öder?
Çevre temizlik vergisi, bina/apartman katında ikamet edenler veya işyerini kullananlar tarafından yılda iki kez ödenmektedir. Vergiyi ödeyebilmek için çevre temizlik vergisi bildirim formunun doldurulması gerekmektedir. Bildirim formu bir defaya mahsus olmak üzere doldurulur. Sonraki işlemler ve değişiklikler için çevre temizlik vergisi mükellef sicil numarası ile takip edilebilir.
Satış ve Taşınma Durumlarında Yapılacak İşlemler Nelerdir?
Herhangi bir adres değişikliği ya da emlak ve satımlarında bağlı bulunulan belediyenin, bu durumdan haberdar edilmesi gerekmektedir. Kişi mülkün sahibi ise mülk satıldığında, kişi kiracı ise taşındığında bağlı olunan belediyenin Hesap İşleri Müdürlüğüne, bir dilekçe ile başvurarak değişikliklerin bildirilmesi gerekmektedir 01.01.2006 tarihinden itibaren satışı yapılacak taşınmazın sahibi tarafından Belediye Gelir Şefliğinden alınan taşınmaza ait satışa esas rayiç bedeli yazısı alınıp... Tapu Müdürlüğüne müracaat ile satış gerçekleşir.
Yanlış Bir Vergilendirme İşlemi Olursa Bu Durum Nasıl Düzeltilir?
Eğer herhangi bir şekilde yanlış vergilendirmeye tabi olunursa, yanlış vergilendirilmenin düzeltilmesi için bağlı bulunulan belediyeye bir dilekçe ile başvurularak, yanlışlığın düzeltilmesi istenebilir.
-
EMLAK VERGİSİ
Emlak Vergisinin Kapsamı Nedir? Nasıl Başvurulur? ve Kimleri Bağlar?
Emlak vergisi arazi, arsa ve bina için ödenmektedir. Bu tür taşınmazı olan bir yurttaş, emlak vergisi vermekle yükümlüdür. Emlak vergisi ödeyecek kişilerin, ilgili belediyelerin Emlak Vergisi birimine başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sırasında kişiler yanlarında taşınmaz ile ilgili olan tapuyu ya da tapu örneğini bulundurmalıdır.
Tapusu ile ilgili birime giden şahıslar, her bir emlak türü için arazi, arsa veya bina gibi ayrı ayrı form ve beyanname doldurmak zorundadırlar. Bu beyannameler; Emlak vergisi Beyannamesi Ek Formu, Arazi, Arsa, Bina Beyannameleridir.
Emlak Vergisi Beyannamesi İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Emlak vergisi beyannamesi için; tapu fotokopisi, nüfus cüzdanı fotokopisi, binalar için yapı kullanma izni fotokopisi, binanın bulunduğu adres (mahalle, sokak, bina, daire veya işyeri numarası), beyan sahibinin ikamet ve işyeri adresi, vergi numarası, o yıla ait bedelde damga pulu ile birlikte ilgili olduğu belediyenin Gelir Servisine başvurmalıdır.
Emlak Vergisi Hangi Dönemlerde Ödenmektedir?
Emlak vergisi, birinci taksiti Mart-Nisan-Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. Dileyen mükellef tümünü birinci taksit döneminde veya daha önce de ödeyebilir.
Emlak Vergisi Zamanında Ödenmezse Cezai Yaptırım Ne Olur?
Emlak vergisini zamanında ödemeyen mükellef geciken taksit için her ay 6183 sayılı kanun hükümlerine göre tespit edilen oranda gecikme cezası ödemek zorundadır. Örneğin, bu oran 2001 yılında uygulanmak üzere tespit edilen aylık gecikme cezası %10 olmuştur.
Emlak Vergisini İndirimli Ödeme Koşulu Var mıdır? Varsa Bu Koşullar Nelerdir?
Emlak vergisi indirimli olarak ödenebilir. Başvuru sahibi emekli/dul)yetim bir kişi ise, ve bu kişinin yalnızca bir konutu varsa ve bu konutu sadece oturma amacıyla kullanıyorsa emlak vergisini Emlak Vergisinin 8. Maddesine göre indirimli olarak ödeyebilmektedir. İndirimli verginin uygulanabilmesi için kişinin Tek Meskeni Olan Emeklilere, Dul ve Yetimlere Ait Bildirim Formunu (görmek için lütfen tıklayın) doldurması gerekmektedir.
Emlak Vergisi Süresinde Ödenmezse Ne Yapılmalıdır?
Emlak vergisini süresinde ödemeyenler, Vergi Usul Kanununun 376. Maddesine göre, vergilerini ödemek için bir dilekçe ile başvuru yapabilirler.
Emlak devri Söz Konusu İse Ne Yapılmalıdır?
Bu durumda emlakın borcu olmadığına ilişkin bir belge talep edilebilir. Emlakın borcu olmadığına ilişkin belgeyi ilgili belediyeden bir dilekçe ile istenebilir.
Emlak Satıldığında Ne yapılmalıdır?
Satılan daire/işyeri/arsa ya da arazinin emlak beyanının kişinin üzerinden düşürülmesi için ilgili belediyeye dilekçe vermek gerekmektedir.
-
İSKAN RAPORU (YAPI KULLANMA İZİN BELGESİ)
İskan Raporu Nedir?
Ruhsatlı binalar için ruhsat ve eklerine uygun olarak tamamlandığını gösteren; ruhsat bilgilerini inşaatın bitim tarihini, tapu kaydını, adresini, bağımsız bölümlerin cinslerini, numaralarını, arsa paylarını, metrekarelerini, sınıflarını, mal sahiplerini gösteren ve Belediyenin İmar Müdürlüğü Yapı Kullanma İzni birimince düzenlenen bir belgedir.
İskan Raporu Almanın Koşulları Nelerdir?
İskan raporu almak için inşaat sahibi, müteahhidi veya yetkilisi bir dilekçe ile Belediyeye başvurmalıdır. Başvuruyu alan Yapı Kullanma İzni teknik elemanları binanın ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılıp yapılmadığını yerinde kontrol ederek saptar. Binanın herhangi bir teknik eksikliği yoksa mak sahibi veya müteahhidinden yapıyla ilgili olarak MESKİ, TEDAŞ, TÜRK Telekominikasyon A.Ş., Sivil Savunma Müdürlüğü, İtfaiye Müdürlüğü gibi kuruluşlardan su, elektirik, telefon, sığınak, yangın, asansör tesisatları ile ilgili teknik raporlarla, yapının fenni sorumlusundan yapının kontrolü altında ruhsat ve eki projesine uygun olarak yapıldığına dair noter onaylı taahhütnameyi. Yapı kullanma İzni Amirliğine vermesi istenir. Teknik raporlarla taahhütname verildikten sonra yapı için Genel İskan Raporu düzenlenir.
Bu İşlemin Mali Külfeti Ne Kadardır?
Kat irtifakının kat mülkiyetine çevrilmesi harç ve vergiye tabi değildir. Ancak, taşınmazın niteliğinin kagir bina olarak tapu kütüğüne gerekeceğinden tashih için tapu harcı ödenir. Ayrıca bir döner sermaye bedeli tahsil edilecektir.
Yapı Kullanma İzni Nasıl Alınır?
Genel iskan raporu düzenlenmiş binalardaki bağımsız bölüm sahipleri 3 adet tapu fotokopisi ile Belediye İmar Müdürlüğü Yapı Kullanma İzni Amirliğine başvurarak yapı kullanma izni harçlarını emlak vergisi ve katılım paylarını ödeyerek ve vergi dairesinden ilişiğini keserek kendi bağımsız bölümü için yapı kullanma izin belgesi alabilir. Yapı kullanma izni ile ilgili kuruluşlara başvurarak su, elektirik ve telefon abonelikleri de yaptırılabilir.
Önemli Uyarı: Yapı kullanma izni olmayan yapılar bina ve binadaki bağımsız bölümlere su, elektirik ve telefon bağlantısı yapılamaz.
İskan Raporu Alınırken Gerekli Belgeler Nelerdir?
1.Dilekçe
2.Tapu
3.Denetim veya fenni mesullerin uygunluk yazısı
4.Vergi İlişik Kesme Belgesi (Her bağımsız bölüm için)
5.Ön ve arka cephenin 13*18 ebadında ikişer fotoğrafı,
6.Isı Yalıtım Vizesi ,
7. SSK 'dan ilişik kesme yasası,
8.150 m2 nin üzerinde işyeri bulunan yapılar için harç
-
İNŞAAT RUHSATI ALMA
İnşaat Ruhsatı Almak İçin Gerekli Koşullar Nelerdir?
İnşaat ruhsatı alabilmek için talep sahibi aşağıdaki belgeler ile birlikte belediyeye başvurmak durumundadır. Eğer Belediye İmar Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonunda ruhsat alması için herhangi bir eksiklik görülmezse aşağıda örneği görülen Yapı Ruhsatı eksiksiz olarak doldurularak talep sahibine verilecektir. Yapı ruhsatını alan talep sahibi inşaata 2 yıl içinde başlayabilir.
2 yıl içinde inşaata başlamazsa veya 2 yıl içinde inşaata başlanmasına rağmen 5 yıl iinde inşaat, ruhsatına uygun olarak bitirilmezse ruhsat hükümsüz olur. Bu durumda ruhsat yenilenmediği taktirde inşaata izin verilmez, ayrıca kısmen yapılan kısımlar için ruhsatsız inşaat işlemi yapılır.
İnşaat Ruhsatı Almak İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
1. Ruhsat talep dilekçesi
2. Tapu sureti (1 Ay süreli tapu vizeli)
3. Mal sahiplerinin vekaletnamesi (gerekli ise)
4. Aplikasyon krokisi
5. Çap
6. İmar durumu
7. İmar durumuna göre onaylı vaziyet planı
8. Kot krokisi
9. İnşaat mühendisinin statik hesaplarına teşkil edecek jeoteknik zemin etüt raporu
10. Deprem Yönetmelik şartlarına uygun olarak projelerin işin başından sonuna kadar yerinde tatbik edileceğine dair noterden fenni mesullük taahhütnamesi (mimar veya inşaat mühendisinden)
11. Diğer 3 mühendisin ilgili odasından fenni mesullük taahhütnamesi (mimar veya inşaat mühendisi, elektirik mühendisi. Ve makine mühendisinin kendi projeleriyle ilgili taahhütnameleri)
12. 5 Takım mimari proje
13. 5 Takım statik projesi
14. 4 Takım elektrik projesi
15. 4 Takım sıhhi tesisat projesi
16. 5 Kat ve üstü için asansör avan projesi ve ayrıca 10 kat ve üstü için çift asansörlü avan projesi ve
17. 8 Kat ve üstü için paratoner hesabı.
18. Harita Mühendisliği Teknik uygulama sorumluluğu belgeleri.
İnşaat Ruhsatı Almadan Bina Yapılırsa Yaptırımları Nelerdir?
Belediye sınırları içinde inşaat ruhsatı almadan bina yapılır ise 3194 sayılı İmar kanununun 32 ve 42. maddesi gereği işlem yapılır.
-
İŞYERİ Aİşyerine ait tapu fotokopisiİşyerine ait yapı kullanma belgesiİşyerine ait numarataj krokisiİşyerine ait fen işleri amirliğince verilmiş fenni rapor (Umuma açık işyeri açılış ruhsatı ve GSM ruhsatı gereken işyerleri için)İtfaiye raporu gereken işyerlerine İ.B.B. İtfaiye Müdürlüğünden alınacak raporVergi levhası fotokopisiEsnaf sanatkarlar odası üye kayıt yazısıTicaret odası oda kayıt yazısıKira kontratının aslı veya noter tastikli fotokopisiİkametgah ve nüfus suretiŞirket kuruluş gazetesi ilan fotokopisiİmza sirküleri ve kaşe6 adet vesikalık fotoğraf2 adet plastik dosya
-
Yeni işverenin sorumluluğu
MADDE 23. - Süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girerse sözleşmenin bu suretle feshinden ötürü, işçinin sorumluluğu yanında, ayrıca yeni işveren de aşağıdaki hallerde birlikte sorumludur:
a) İşçinin bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa.
b) Yeni işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa.
c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi
-
Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi
MADDE 22. - İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.
Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
-
Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
MADDE 21. - İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.
Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.
Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.
İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.
-
Fesih bildirimine itiraz ve usulü
MADDE 20. - İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa veya taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür.
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
Özel hakemin oluşumu, çalışma esas ve usulleri çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir
-
Sözleşmenin feshinde usul
MADDE 19. - İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.
Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.