Hukuku adalet açısından tanımlayan görüşler, sivil itaatsizliği, çağdaş hukuk devleti sistemi içinde ulaşılmış olan özgürlük ortamlarının, sistemin asıl sahipleri (vatandaşlar) tarafından sorgulanabileceğinin bir işareti olarak ele almaktadırlar. Adalet; bir eşitlik düşüncesidir. Herkese hakkı olanın verilmesi yolunda bir irade beyanıdır. Ahlâki açıdan adalet ise, asgari etiktir. Toplumsal ihtiyaçların karşılanması ise; hukukun toplumsal yaşama yönelik düzenleyici yönünden kaynaklanmaktadır. Hukuk, kişinin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak ve ona uygun olmak zorundadır. Düzen, hukukun normatif fonksiyonudur.
Sivil itaatsizlik, kavram olarak ilk kez 19. yüzyılda Henry Davit Thoreau tarafından kullanılmıştı bir tanıma göre sivil itaatsizlik; Yönetim siyasetinin ya da yasaların değişmesini isteyen, aleni, şiddetsiz, vicdani, fakat aynı zamanda siyasi olan, yasa dışı bir eylemdir. Bir eylemi sivil itaatsizlik olarak nitelememize yol açan unsurlar şöyle sıralanabilir: Şiddetten Arınmışlık, Evrensel Kabul Gören Hukuksal Değerler ve Toplumsal Etik Yoluyla Motivasyon,Yaptırıma Katlanma,Yasaya Aykırılık,Aleniyet (Kamuya Açıklık).
Peki demokratik bir ülkede o ülkenin vatandaşlarının sivil itaatsizlikte sınırı nereye kadardır? Yasalara göre taksim gösteri ve toplantı yeri değil. Burada 1 Mayıs kutlaması yapmakta ısrar ederek yüzbinleri oraya yığmak sivil itaatsizlik anlamına gelir mi?
Sivil itaatsizlikte; Sivil itaatsizlik olarak nitelenebilecek bir eyleme katılanlar, bu protesto eylemiyle ihlal ettikleri yasanın yaptırımlarına katlanmakta; bunu göze almakta. Yaptırımlara katlanma, "hukuksal düzene" duyulan bağlılık ve güvenin bir göstergesidir. Zira hedef, hukuksal düzeni dışlayan bir toplumsal yapı (bir tür anarşizm) değil, içeriği evrensel ve etik değerlere göre belirlenmiş bir hukuksal düzendir. Bu nedenle, sivil itaatsizlik oluşturan eylemlerde yaygın bir biçimde görülen "tutuklanma," eylemi destekleyen bir öğe olarak algılanmaktadır.
Bu gün taksimde düzenlenmek istenen 1 mayıs mitingi, sivil itaatsizliğin çok ötesinde devletin yürürlükteki hukuk sistemine meydan okuma anlamını taşıyan bir yaklaşımdır. İşte bu çok tehlikeli ve her türlü provokasyona açık bir durum olup sivil itaatsizlik olarak nitelenemez. Devlet erki ise asla anarşizmi ve meydan okumayı kaldırmaz.