-
Yazan: May 30th, 2008, 5:31am EDT - eretna
Belleğimde tozlu bir taş plak döner durur
Notalar keskin bıçak, sesimi deler geçer
Sana dair tüm sözler dudağımda tutuşur
Fırdöndü akşamında katildir düşünceler
Ve dolunay ipekten bir kurşunla vurulur…
Biçimli gölgelerin yorgunu ayaklarım
Aldanma göğsümdeki yalancı dinginliğe
Kaç tayfun ve kaç dalga saklıyor yamaçlarım
Bir bakışla sığındı, gözlerim gözlerine
Bir bakışta eridi, çelikten duvarlarım…
Titreyen hayaline bir an değse ellerim
Yüzünü gölgeleyen perdeler aralansa
Avuçlarında açsa, en taze çiçeklerim
Rayihası aklımı hemen başımdan alsa
Gittiğin diyarlara, peşin sıra giderim…
eretna...
-
Yazan: May 30th, 2008, 5:12am EDT - SERKAN
Merhaba temmuz 2006 da 2. evliliğimi yaptım ve esimin cinsel isteksizlik, sonradan ortaya cıkan borcları, tahammul edemediğim hareketleri sebebiyle bosanmak istiyorum. Eylül 2007den beri ayrı yasıyoruz. Evlendikten sonra borclarını ben odedım ama bunu belgeleyebılecek bır durum yok. yıne evlendıkten sonra bır araba sahıbı olduk. bugun dava acacagız anlaşmalı olursa evlendıkten sonra elde edılen arabadan hak alabılırmıyım ya da almak için ne yapmam gerekır.sigortalı olarak 1,5 aydır calısıyorum nafaka ya da tazmınat alabılır mıyım, esımın oncekı evlılıgınden 1 kızı benmse 2 kızım var. ortak cocugumuz yok. tesekkurler..
-
Merhabalar,
Tüketici hakem heyetinin kararı ile ilgili bir sorum olacak. Sizin görüşlerinide almak istiyorum.
Tüketici hakem heyeti verdiği kararla ilgili yapılacak tebligatları tarafla ilgisi olmayan bir adrese yapmış ve şikayet konusu olan hususta karşı tararafa hiç tebligat yapmadan karar vermiştir. Ve verilen karar icraya konmuş ve icra tebligatı dogru adrese yani ilgili muhataba yapılmıştır. Bu durumda ne yapıla bilir.
Ben esas ve usuli itirazlar için tüketici mahkemesine dava açmayı düşünüyorum.
-
Yazan: May 28th, 2008, 1:57pm EDT - Admin
BU zamana kadar katilinden hırsızına, hortumcusundan vurguncusuna her türlü müptezel adamın karşısına "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye haykıranların çıktığı şu "güzel ve yalnız" memlekette, çok şükür, şimdi Nuri Bilge Ceylan ile gurur duyuyoruz...
O Nuri Bilge Ceylan ki...
Günümüzün en yükselen değeri haline gelen yaygaracılığın kapısından adımını atmamış, bunu yaparken de, "Bakın! Bakın! Nasıl da yaygarasız bir adamım" havasını basmamıştır.
O Nuri Bilge Ceylan ki...
Aşağılık duygusunun etkisiyle, artık neredeyse bir "vahiy" gibi algılanan "Türkiye’ye söversen ödülü kaparsın" tezini yıkmıştır.
O Nuri Bilge Ceylan ki...
İki kıytırık övgü için Hıncal türünden adamlara yalakalık yapmaya tenezzül bile etmemiştir...
O Nuri Bilge Ceylan ki...
Başarılarının ardından "Söz söylenmez sözüm üstüne" diyerek, kurum ve cakadan ibaret üstat ayaklarına yatmamıştır...
O Nuri Bilge Ceylan ki...
"Hazım nedir" bilmezlerin yurdunda hazmı öğretmiştir...
O Nuri Bilge Ceylan ki...
Oğuz Atay "Tutunamayanlar" ile ne yaptıysa, Yusuf Atılgan "Aylak Adam" ile ne yaptıysa... Aynısını yapmıştır...
O Nuri Bilge Ceylan ki...
Taşra denilen yerin bezgin, derinliksiz, tekdüze ve kasvetli yönlerini de, dingin, saf, sahici ve sıcak yönlerini de bütün içtenliği ve hakikiliğiyle, en güzel resimler ve hikáyelerle ortaya dökmüştür.
O Nuri Bilge Ceylan ki...
"Uzak"ta "Kendinin bile ücrasında yaşayanlar" için mükemmel bir şiir yazmıştır... "Kasaba"da geçmişleri bir türlü peşlerini bırakmayan insanların bitmek tükenmek bilmeyen bekleyişlerinin fotoğrafını çekmiştir. "Mayıs Sıkıntısı"nda Türkiye taşrasından "Vişne Bahçesi" kıvamında pastoral bir senfoni çıkarmayı başarmıştır. "İklimler"de "kaypak ilgiler" ile "zarif ihanetler" içindeki şehrin insanının bestesini yapmıştır...
O Nuri Bilge Ceylan ki...
Sinemada "Türk Dörtlüleri" diye selamlayabileceğimiz Zeki Demirkubuz, Reha Erdem ve Semih Kaplanoğlu gibi muhteşem yönetmenlere hem ağalık, hem babalık yapmıştır.
Ahmet Hakan
-
Yazan: May 28th, 2008, 1:53pm EDT - Admin
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, yargının yürütme ve yasama ile çatışma içinde olamayacağını, gergin ortamın kaldırılarak çözümün demokrasi içinde bulunması umudunda olduğunu söyledi.
Radikal Gazetesi Ankara Temsilcisi ve CNN TÜRK-Ankara Kulisi programı yapımcısı Murat Yetkin, bugün
gazetedeki köşesinde Gerçeker ile dün makamında yaptığı söyleşiye yer verdi.
Murat Yetkin, hükümetle yargı arasında söz düellosuna yol açan 21 Mayıs bildirisi üzerine konuşan Gerçeker'in, "bildirinin Anayasa Mahkemesi’ne yönelik olmadığı, bütünüyle yargı bağımsızlığı kaygısıyla yayımlandığı" yönündeki sözlerini aktardı.
“Yargı Reformu Strateji Belgesi bizden önce Olli Rehn’e verilmemiş olsaydı böyle bildiri de çıkmazdı, bu gerilimler de yaşanmazdı” diyen Gerçeker, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 26 Mayıs’taki daveti sonucu yaptıkları görüşmeyi de gerginliğin giderilmesi doğrultusunda olumlu bir adım olarak niteledi.
Murat Yetkin'in Sabah gazetesinden Muharrem Sarıkaya ile birlikte yaptığı söyleşide Gerçeker şu açıklamalarda bulundu:
‘Bildirinin mahkeme ile ilgisi yok’
“Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinde hedefimiz Yargı Reformu Strateji Belgesi’ydi. Bu taslak bize sunulmadan Olli Rehn’e verildi. Eğer Yargı Reformu Strateji Belgesi bizden önce Olli Rehn’e verilmemiş olsaydı böyle bildiri de çıkmazdı, bu gerilimler de yaşanmazdı.
Bu taslakta yargı bağımsızlığına aykırı düzenleme gördüğümüz için açıklama yaptık. Yoksa bildiriyi Anayasa Mahkemesi’ne yönelik olarak yapmadık. Yargı bağımsızlığı ile ilgili düzenleme anayasa değişikliği ile ilgili olunca daha önce de benzer bir açıklamada bulunmuştuk.”
‘AB dışı bir şey söylemiyoruz’
“Yargı, yasama, yürütme devletin asli organları. Biz yürütmenin, yasamanın işine karışmak durumunda değiliz. Ancak yürütme de bizim üzerimizde tahakküm kurmamalı. Yargı bağımsızlığıyla ilgili görüşlerimizi her zaman söylemeye devam edeceğiz. Bunlar Avrupa Birliği’nin ilerleme raporlarında da söyleniyor. Açıkça AB normları ile bağdaşmayan uygulamaların da getirilmek istendiğini bildirimizde açıkça dile getirdik. Biz AB dışı bir şey söylemiyoruz.”
‘Gül’ün yaklaşımı olumlu’
(Cumhurbaşkanı Gül ile) “Görüşmenin içeriği hakkında bilgi veremem. Refom Strateji Belgesi gibi detaylı konulara zaten girmedik. Ama şu kadarını söyleyebilirim; görüşme benim yönümden gayet olumlu oldu. Gündemde olan gergin ortamın kaldırılması gerektiğinde görüş birliğine vardık.
Bu gergin ortamdan uzaklaşmayı sağlamak, bu tartışmada yumuşama sağlamak gerektiğine inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın yaklaşımından da memnunum.”
‘Yargı ne iktidarın, ne muhalefetin’
(Bildiri üzerine) “Amacını aşan yorumlar yapıldı. Bizim siyasetçi olmak, siyasi polemiğe girmek gibi bir düşüncemiz olamaz. Bildiriyi hazırlayan Yargıtay Başkanlar Kurulu’nu oluşturan 32 arkadaşımızın da 30-40 yıllık hâkimler olduğu unutulmamalı. (‘Bildiri hükümet tarafından siyasi bulundu’ hatırlatması üzerine)
Yargı ne muhalefetin, ne de iktidarın yargısıdır. Yargı toplumun yargısıdır. Yargı, kararlarını da kanunlara bakarak verir. Eğer bir kanun varsa onu en iyi şekilde hukuka ve adalete uygun biçimde kullanmak zorundayız.”
‘Yargının vazifesi adalet’
“Şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Biz burada korkunç bir iş yükü altında bulunuyoruz. İş yükü, personel yetersizliği, bina yetersizliği, istinaf mahkemeleri kanununun çıksa da uygulanamaması gibi sorunlar var. Hak sahipleri zamanaşımı dolayısıyla hak kaybına uğruyor. Biz bunlara çare ararken, gündeme olmaması gereken konular geldi. Yargının asıl vazifesi adalet dağıtmaktır. Biz diyoruz ki yargı mekanizması gerekli koşullara sahip ve bağımsız olarak çalışabilsin.”
‘Kuvvetler ayrılığı özümsenmiyor’
(Yürütme-yargı gerginliği) “Bu iktidar zamanında da ortaya çıkmış değil. Uzun yıllardır hep yaşayageldiğimiz bir durum. Kuvvetler ayrılığı bazılarınca iyi özümsenmiyor. Bazı siyasiler muhalefette iken yargının tam bağımsızlığını savunurken, iktidara geldiklerinde bunun gereğini yapmıyor.”
‘Türkiye çökmez, çözüm demokraside’
“Demokrasi halkın iradesine, çoğunluğa, seçime dayanıyor, ama kendince de kurumları var. Cumhuriyetin kurumlarının temeli çürük değil; çok çalkantı yaşanmış, hep sağlam kalmış. Türkiye bugüne dek çok çalkantılar yaşadı; bu ilk değil. Bu süreç sonunda da Türkiye çökmez. Ben bir ümitsizlik ortamı olduğunu, olacağını söylemek istemiyorum. Demokrasinin kurumları içinde her şey yoluna girecek. Demokratik süreç içinde çözümün bulunacağına inanıyorum.”
-
Yazan: May 28th, 2008, 1:46pm EDT - Admin
Danıştay Başkanlığı'na seçilen 2. Daire Başkanı Mustafa Birden, ''Ulu Önder Atatürk'ün ilke ve devrimleri yegane rehberimizdir'' dedi.
Birden, seçimin ardından başkanlık makamı odasında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Hazırladığı bildiriyi okuyan Birden, tek amacı, hukukun üstünlüğünü hakim kılmak ve hukuk devleti idealini gerçekleştirmek olan Danıştay'ın dün olduğu gibi bugün de başta Danıştay meslek mensupları olmak üzere hakimleri, savcıları ve tüm çalışanlarıyla birlikte kutsal yargı görevini büyük bir özveri ve fedakarlık içerisinde sürdürmeye devam edeceğini söyledi.
''Ulu Önder Atatürk'ün ilke ve devrimleri yegane rehberimizdir'' diyen Birden, milleti adına yargı yetkisini kullanan Danıştay'ı ve onun mensuplarını yücelten en büyük gücün yüce Türk ulusunun sevgi ve güveni olduğunu kaydetti. Birden, ''Danıştay, bu güven ve sevgiye dayalı olarak adalet dağıtma görevini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecektir. Milletimize en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum'' dedi.
-''OLMUŞ, GEÇMİŞ BİR OLAYDIR''-
Birden, bir gazetecinin, Danıştay'a yapılan silahlı saldırıda ağır yaralandığını hatırlatarak duygularını sorması üzerine, ''Olmuş, geçmiş bir olaydır. İnsanlara, topluma dostluk ve sevgiyle yaklaşınca her şey halloluyor'' karşılığını verdi.
Mustafa Birden, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinin ardından Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ile görüştüğünü hatırlatılarak, ''Sizi de arayacak. Katılacak mısınız?'' demesi üzerine, ''Şimdi bu konulara hiç girmeyelim. Cumhurbaşkanımızdan bir davet gelmedi. Daha sonra kurullarımız var. Ona göre bir şey yaparız'' dedi.
Danıştay Başkanlığı için yapılan seçimlerin önceki yıllara göre kısa sürdüğünün anımsatılması üzerine de Birden, seçime 4 kişinin girdiğini, 4 adayın da Danıştay'da 35-40 yıllık hizmeti bulunduğunu söyledi. Kendisinin de Danıştay'da 37 yıllık hizmetinin olduğunu belirten Birden, şöyle konuştu:
''Geçmişteki görevlerimiz, Danıştay Genel Kurulu'nun tercihi, hangi arkadaşımız olursa olsun aynı kararlılıkla, aynı duyguları paylaşarak milletimize, Danıştayımıza hizmet edecektir. Genel kurul beni takdir etti, seçti. Bu nedenle burada hangi arkadaşımız olursa olsun aynı duygularla biz bu hizmeti yıllardır yapıyoruz. Bizden sonra gelecekler de aynı duygularla yapacaktır. Bunun için geçmiş olaylarla bunları irtibatlandırmıyoruz. Bir seçimdir, geçmiş hizmetlerimize göre diğer arkadaşlarım da olabilirdi. Biz de aynı güçle ona yardımcı olurduk. Şu anda Danıştay Genel Kurulu beni seçti. Arkadaşlarımla hep birlikte Danıştayımıza, milletimize çok faydalı hizmet veren bu kurumu yüceltmeye elimizden geldiğince gayret edeceğiz.'' AA
-
Merhaba
Benim hukuk danışmanlarına bir sorum olacak.
Eşim arkadaşı olan bir marangoz ile anlaşarak evin dolaplarını yapması için ona 31/8/2008 tarihinde 1 adet hatır çeki verdi.Tanınık olduğu için sözleşmede yapmadı.
marangoz olan arkadaş 05/05/2008 tarihinde teslim edeceğini söylediği halde dolapları teslim etmedi.
Bizde hatır çeki kestirdiğimiz kişiyi arayarak çeke ödeme yasağı koldurduk.
Şimdi bu kişi bu çeki vadesi geldiğinde tahsil etmeye çalışsa, biz o çeke vadesinde o tutar kadar para hesapta bloke etsek yinede dava açsa bizden bu parayı alabilir mi ?
almaması için ne yapmamız gerekiyor.
Bilgi alabilir miyim.
Teşekkürler
-
Yazan: May 28th, 2008, 4:20am EDT - Admin
Benim yedi yaşında bir oğlum var. Oğlum ablalarının baskısı ile Fenerbahçeli olmuştu. Aslında gönlü hep Galatasaray’da idi. Bana bir ara fısıldadı. Daha şampiyon olmadan önce baba ben bu renkleri seviyorum, bana formasını alır mısın? Aldım. Ama çocuklar, ablaları, hatta kimi arkadaşlarının babaları bile “dönek” diyerek rencide etmişler çocuğumu.
Gelişim, değişim ve dönüşüm. Bu kelimelerin anlamı olmalı. Kimi detaylı düşünmeden konuşanlar ben değiştim diyene dönek diyor. Yapılan araştırmalara göre insan beyni, kendini yeniden programlamayı başarabilen kendi kendisini yenileme ve yeniden düzenleme kapasitesini haiz bir muazzam yaratıcı eseridir. İnsan beyni kendini yeniden yapılandırabiliyorsa eğer, bugün düşündüğümüzden farklı şekillerde düşünmemiz de mümkündür demektir. Bugünki dayanak yargılarımız, kanaatlerimiz değişebilir. Fiziki olarak geçerli olan bu dönüşüm kültürel olarak geçerli olması kaçınılmazdır esasında. Hatta fert fert bu durum mümkün ise toplum bazında da mümkün olması gereklidir. Toplumların düşünce sistematiği yüzyıllar boyunca aynı kalmaması belki bunun göstergesi olsa gerek.
Buradan hareketle, şanlı milletimizin de bir dönüşüm, değişim ve gelişim sürecini yaşadığını söyleyebiliriz pekala. Elbette her doğum gibi ağrılı, sancılı, zahmetli ve yorucudur. Fakat emeksiz de bir şey olmuyor. Bir süredir, karabulutlar dolaşıyor yurdumuzun üstünde. Bir gerginlik, bir sıkıntı, bir istikrarsızlık, bir kavga. Bu büyük milletin ilerlemesinden kaygı duyan her türlü odaklar her taraftan yoğun olarak saldırılarını sürdürüyorlar. Ama sonuçta hazan da, kış da, bir mevsim. Gelip geçmeye mahkûm. Bir geçici fetret dönemi bu. Çok gördü bu millet bu fetret dönemlerini ama hepsini de Allahın yardımıyla aşmayı bildi.
Güçlü, muktedir devlet geleneğinden gelen bir milletin evladı, sivil toplumu ve çoğulculuğu toplumsal dönüşümün dinamosu yapmaya çabalıyor. Siyasetçisi, hukukçusu velhasıl aydını ile içe kapalı mı yoksa dünyaya açık bir Türkiye mi gerektiğini tartışıyor. Batıya olan güvensizliğine rağmen batının demokratik ve insan kaynaklı değerlerini sindirmeye ve batıyla ilişkilerinin sıkletini belirlemeye çalışıyor. Statükocular ile değişimden yana olanlar sadece fikri çatışmayı değil, bir arada yaşamayı da öğreniyor. Üç askerî darbe atlatmış bir ülke demokrasiye olan inancını sınıyor. Türkiye, bunun farkında olsa da olmasa da, aslında dünya tarihinde pek çok ülkenin demokrasi yolunda yaptığı gibi bir dönemeçten geçerek, düşünce sistematiğini yeniden yapılandırıyor. Büyük Türk Milleti, bu mücadeleden başarıyla çıkacaktır. Bu karabulutlar dağılacak, aydınlık bahar ve yaz mevsimine kavuşacaktır. Her karanlık gecenin aydınlık bir sabahı vardır. Bu Milet demokrasiye layıktır ve layık olduğu biçimde hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik dönüşümünü tamamlayacaktır.
-
Yazan: May 27th, 2008, 5:42pm EDT - eretna
AKŞAM VE YALNIZ
akşamdır şimdi
az önce güneşle vedalaştı tepeler
derken camlar karardı
pencerelere sürüldü perdeler…
akşamdır /şimdi/
sokak lambaları hüküm sürmeye başlar
egzoz bulutlu kaldırımlarda
bir kadının topukları içime batar
akşamdır şimdi
caddelerden kısa huzmeler akar
dışarıda binlerce ev, araba ve insan
yalnızsan sayılar ne işe yarar…
eretna...
-
Yazan: May 27th, 2008, 4:42pm EDT - Admin
27 Mayıs 2008
Mehmet Altan
Bugün 27 Mayıs 1960 Darbesi’nin yıl dönümü... Ve soru şu:
‘Menderes’i kim devirdi?’
İsterseniz, gelin cevabı 1986 yılında yayınladığım ‘Süperler ve Türkiye’ adlı kitabımın 99. sayfasından itibaren okuyalım:
1961 yılında yapılacak olan genel seçimler için dönemin başbakanı, çıktığı gezilerde, halka alım gücünün artırılacağını söylemektedir.
Ayrıca yeni yatırımlar vaat etmektedir.
Nitekim 1960 yılının mayıs ayında seçimler için verilen bu yatırım sözlerinin bir kısım ödenekleri 1960 bütçesine dáhil edilmiş ve bütçe bu nedenle 387 milyon TL açık vermiştir.
Bu açığın Batı kaynaklarından karşılanması söz konusu değildir.
Batının sağlayamayacağı dış fonları bulmak için Adnan Menderes ve iktidarı gözlerini Sovyetler Birliği’ne çevirmiştir. Ancak, 27 Mayıs Devrimi ile Batının çok tehlikeliÈ bulduğu bu girişim önlenmiş olacaktır.
* * *
Olay daha sonraları, dönemin aktif ve öndeki diplomatlarının anılarına da yansıyacaktır, bunların anlamlı ve kısa bir özeti şöyledir:
‘... Zorlu’nun, Amerikalılarla, yardım meselesinden arası açılmıştı. Yeni krediler için çare arıyordu.
Bir sabah, odasında onu, çok dalgın ve düşünceli buldum.
O tarihte bloklararası ‘yumuşama’ başlamış ya, başta ABD, bütün NATO ülkeleri SSCB İle yakın alışveriş ilişkilerine giriyorlar, ‘ayağını sürüyen’ sadece Türkiye.
Semih Günver ortaya bir fikir atıyor:
‘...Biz niçin bazı yatırım projelerini Moskova’ya finanse ettirmiyoruz?
Böylece belki Amerikalıları da harekete geçirir, yardıma teşvik edebiliriz.
(Zorlu’nun) galiba bu fikre aklı yattı.
Başbakanla görüşmüş, meseleyi derinleştirmişler: 1960 Temmuzunda Moskova’ya gitmek, hem siyasi, hem iktisadi görüşmeler yapmak kararını almışlar...’
* * *
O dönemin Tahran Büyükelçisi Mahmut Dikerdem, hatıralarında, Moskova ziyaretinin anlamını, F.R. Zorlu’nun, kendisine şöyle açıkladığını naklediyor:
. evet bu ziyaret, dış politikamızda bir dönüm noktası olabilir, çünkü ‘soğuk savaş’ döneminde ABD’nin müttefiki olmanın gereği, SSCB ile ilişkilerimizi, alçak düzeyde tutmaktı.
Mademki ABD, Moskova ile diyalog kurmanın kendileri için zamanı geldiğine inandılar; bizim de vakit yitirmeden, SSCB ile normal ve giderek dostça ilişkiye yönelmemiz zorunludur.
Moskova ziyaretini Amerikalılara danışmadan düzenledik, çünkü danışırsak, engellemek isteyeceklerini biliyorduk. Sovyetler önerimizi hemen kabul ettiği gibi...’
* * *
İşin arkasını, yine Semih Günver’den dinleyelim: ‘... Ankara’daki ABD Elçiliğine niyetlerimiz hakkında, gerekli bilgiler verildi. Görünüşte normal karşıladılar.
(Oysa) CIA’nın derhal harekete geçtiği, ziyareti önlemeye çalıştığı intibaı alındı.
Washington, Moskova ziyaretinden hiç mi hiç hoşlanmamıştı. 1947’den beri ABD’nin dümen suyuna girmiş bir ülkenin hükümeti,, ilk kez kendi başına harekete tevessül ediyordu.
Amerikalılar, Rıza Şah Pehlevi’yi uyardılar. Türkiye nereye gidiyordu?...’
Lafı uzatmaya ne hacet, bildiğiniz gibi Menderes ve Zorlu’nun 15 Temmuz 1960 Moskova ziyareti gerçekleşmemiştir: Ankara, sadece öteki NATO müttefiklerinin yaptığını yapmak istemişti; oysa ABD’nin gözünde onun yeri, onun statüsü demek başkaydı: Başka ve aşağı!’ * * *
Türkiye’deki ‘kökü’ içerde sanılan büyük siyasal çalkantıları ‘yeryüzü konjonktürüne’ bakmadan anlamak mümkün değil...
İşte onların çok dramatik olan bir tanesinin yıl dönümü bugün...
Menderes’i kim devirdi?
Cevap yukarda...
-
Bugün aldığım bir duyuma göre Haziran ayında çıkmak üzere,karşılıksız çekler nedeni ile verilen cezalara af hazırlıkları yapılmaktaymış. Cezaevinde bulunan bir çok sanık da bu affın çıkmasını sabırsızlıkla beklemekte. Malvarlığını aşan, hiç bir teminatı olmayan çek keşidecilerin alelade yaprak dağıtır gibi yüksek miktarlarda keç dağıtmaları bir yana, ailelerini geçim derdine düşürmeleri başka yana, alacaklıların mal varlığını eksiltmeleri ve böyle bir af sayesinde alacağını alamamanın yanında adaletsizliğ tadacak olan mağdurları düşünmekteyim. Bu konuda çek karnesi hediye eden bankaların da ciddi bir sorumluluk altına alınması gerektiğini düşünüyorum. Misal olarak, her çek yaprağı başına yanılmıyorsam şu an 400 YTL sorumluluğu olan bankanın, icra takiplerinde kendilerine gönderilen haciz ihbarnamelerine alacağı karşılığı rehinlidir cevabı vermesi bana adaletsiz gibi geliyor. Banka hem teminatsız olan müşteriye karne veriyor, bu hareketi nedeni ile yasal olarak cüzi bir rakam ile sorumlu tutuluyor, netice olarak hesapta bir haretek olursa eğer buna da rehinli şerhi koyuyor.
Af çözüm değildir.
-
Matruşka,
Rus yapımı bir
oyuncak bebek türüdür.
Ahşap el yapımı olan bebekler ortasından açıldığında başka bir bebek çıkar onuda açtığımızda yine başka bir bebek çıkar. Tek anne figürünün içerisinende içiçe yerleştirilmiş 5 veya yedi bebekten oluşur.
Matruşka bebeklerin 1890 yılında
Moskova yakınlarında bulunan Abrentsevo Malikanesine ait
çocuk eğitim atelyesinde doğduğu iddia edilmektedir. Birçok meşhur ve yetenekli Rus sanatçı, yerel oymacılar ile birlikte Abrentsevo Malikanesinin sahibi Mamontov’un atölyesinde çalışmaya başlarlar. İsmini çok beğenilen bir bayan olan Matrioska'dan aldığı söylenir.
Matruşka hem oymacılık hem de resim açısından Rusya’nın imajı ve ruhudur.

Bugün konuştuğum çok değerli bir arkadaşımın matruşka ile ilgili bir söylemi üzerine böyle bir forum açayım dedim.Yani bu forumda sınırlama olmaksızın düşüncelerimiz,beğendiklerimiz,ilgi alanlarımız,sevdiklerimiz,sevmediklerimiz paylaşılsın derim.Ne dersiniz?
-
T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/4189
K. 2003/4952
T. 10.6.2003
• ORTAK GİDER AVANS BORCU ( Gecikme Tazminatına Hükmedilebilmesi - Kat Malikleri Kurulu Kararının Tebliğ Edilmiş Veya İlgilinin Borcu Herhangi Bir Şekilde Öğrenmiş Olması Gereği )
• APARTMAN AİDAT DOÐALGAZ SU BORCU ( Gecikme Tazminatına Hükmedilebilmesi - Kat Malikleri Kurulu Kararının Tebliğ Edilmiş Veya İlgilinin Borcu Herhangi Bir Şekilde Öğrenmiş Olması Gereği )
• KAT MALİKLERİ KURULU KARARI ( Ortak Gider Avans Borçları - Gecikme Tazminatına Hükmedilebilmesi İçin Tebliğ Edilmiş Veya İlgilinin Borcu Herhangi Bir Şekilde Öğrenmiş Olması Gereği )
634/m.18, 20
ÖZET : Ortak gider avans borçlarının ödenmemesi nedeniyle gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun bu alacakla ilgili kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya katılması, işletme projesi ya da kat malikleri kurulu kararının kendisine tebliğ edilmiş olması veya ilgilinin bu borcu herhangi bir şekilde öğrenmiş olması gerekir.
DAVA : Davada 1.741.739.000.- TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Dava, Şubat 1998 - Eylül 2000 tarihleri arasındaki ödenmeyen aidat, doğalgaz ve su paralarının tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların ibraz ettikleri bilgi ve belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda davalının toplam 661.690.000.- TL aidat, doğalgaz ve su bedeli borcu ile 1.079.699.102.- TL gecikme tazminatı borcu bulunduğu belirlenmiş ve mahkemece de bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre ortak gider avans borcunun ödenmemesi nedeniyle gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun bu alacakla ilgili kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya katılması, işletme projesi ya da kat malikleri kurulu kararının kendisine tebliğ edilmiş olması veya ilgilinin bu borcu herhangi bir suretle öğrenmiş olması gerekir.
Mahkemece tarafların asıl borç ve gecikme tazminatına ilişkin iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin yanısıra yönetimden anataşınmazın yönetimi ile ilgili olarak dava konusu döneme ilişkin karar ve işletme defterleri ile tüm makbuz, fatura ve diğer belgeler ve varsa bu dönemlere ait işletme projeleri getirtilip bilirkişiden davalının bütün borçları ile ödemelerini ve herhangi bir suretle borcunu öğrenerek mütemerrit duruma geldiği tarihleri ayrıntılı bir şekilde belirleyen incelemenin yaptırıldığı ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.6.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kazancı yay.
T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 1993/4405
K. 1993/6181
T. 7.5.1993
• USULSÜZ TEBLİGAT ( Tek Başına İşletme Projesinin İptali İçin Yeterli Olmaması )
• İŞLETME PROJESİNİN İPTALİ ( Mücerret Usulsüz Tebliğe Dayanarak )
634/m.37
ÖZET Davacı işletme projesinin herhangi bir hükmüne karşı çıkmadan mücerret kendisine tebliğ edilmediği gerekçesi ile ve doğrudan iptal davası açamaz.
DAVA : Dava dilekçesinde işletme projesinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Bağımsız bölüm maliki davacı kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen işletme projesinin içeriği konusunda herhangi bir itiraz ileri sürmeden sadece usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle iptalini istemiş olup, mahkemece tebligatın usulüne uygun olmadığı konusundaki bilirkişi raporuna dayanılarak dava kabul edilmiş ve projenin iptaline karar verilmiştir.
İşletme projesi, Kat Mülkiyeti Kanununun 37. maddesi hükmüne göre yönetici tarafından ana gayrimenkulün yıllık yönetiminde tahmini olarak gelir ve gider tuturlarını, her kat malikine düşecek gider miktarını, her kat malikinin vermesi gereken avans tutarını içermek üzere hazırlanıp, kat maliklerinin bilgisine sunulan ana gayrimenkulün bütçesi niteliğinde bir tasarıdır. Anılan yasa hükmüne göre bu proje kat maliklerine ve bağımsız bölümden fiilen yararlananlara imzaları mukabilinde ve yada taahhütlü mektup ile bildirilir. Aynı apartmanda oturan davacıya projenin 17.9.1991 tarihinde taahhütlü mektup ile gönderildiği dosya içerisindeki belgelerden ve bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Ancak taahhütlü mektup davacı adresinde bulunmadığı için komşusuna verilmiş ve daha sonra davacı da projeye ıttıla kespetmiştir. Yasa hükmü, bu konuda Tebligat Kanunu hükmüne uygun bir tebligat öngörümemiş, bağımsız bölüm maliklerinin bilgilendirilmesini yeterli görmüştür[/b], kaldı ki, davacı daha sonra kendisine gönderilen ödeyeceği avans miktarları ile ilgili liste ile de projeden bilgi edinmiş bulunmaktadır. Her iki halde de davacı bilgi edindiği tarihi esas alarak yasada öngörülen itirazı bağımsız bölüm malikleri kuruluna götürme imkanına sahip iken böyle bir yola tevessül etmeden doğrudan doğruya iptal davası açamaz.
Diğer taraftan yukarıda da açıklandığı üzere davacı işletme projesinin herhangi bir hükmüne karşı çıkmadan mücerret kendisine tebliğ edilmediği gerekçesi ile ve doğrudan iptal davası açamaz.
Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken projenin davacıya usulen tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile işletme projesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.5.1993 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kazancı yay
-
....... SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİÐİ'NE
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
KONU : Yönetimle İlgili Yapılan Harcamanın Tahsili İstemi.
AÇIKLAMALAR :
1-) Müvekkilim, Tapu’da … İlçesi, … Mah. … Ada, … Parsel sayıda kayıtlı, … adresindeki … apartmanının yöneticisidir.
2-) Kat Malikleri Kurulu …/…/… tarihli toplantısında bahçenin peyzaj çalışmaları için karar almış ve müvekkilime her türlü yetkiyi vermiştir. Bunun üzerine müvekkilim … firmasıyla anlaşmış ve kendi parasından …TL. masraflar için ödemiştir. Yapılan bu ödeme davalı hariç diğer kat maliklerinden payları oranında tahsil edilmiştir.
3-) Bu nedenle, davalı payına düşen …TL.’yi ödenmediği için dava açılması zorunlu hale gelmiştir.
HUKUKİ NEDENLER : 634 S. K. m. 35, 40ve ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Tapu kayıtları, Karar Defteri, harcamaya ilişkin belgeler ve diğer deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, davalıdan …TL.’nin faiziyle birlikte tahsil edilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini Yüce Mahkemenizden saygıyla talep ederim. …/…/…
Davacı Vekili
Av.
-
Babadan kalma bir evim var.Geçen gün bu yeri satmak için tapuya gittiğimizde tapuda evin üzerinde haciz şerhi olduğu ortaya çıktı.Bunun üzerine dosya nosunu alarak haczi koyan icra dairesine gittim.1940 yılına ait dosyayı bulamadılar.Bu dosya bulunmazsa ne yapmak lazım.Diyelim bulundu,bu haciz satış istenmediği takdirde 1 yıl içinde düşmez mi? Bu durumda haciz düşer mi? İlgilenirseniz çok sevinirim,teşekkürler.
-
.......SAYIN HAKİMLİÐİ'NE
.......
İHTİYATİ HACİZ
İSTEYEN :.......
VEKİLLERİ :.......
KARŞI TARAF :.......
KONU : İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİ TALEBİMİZ HK.
AÇIKLAMALAR :1-Karşı taraf .....' nın keşidecisi olduğu ....... Vadeli ....... senet müvekkilimizdedir.
2-Karşı taraf borcunu vadesinde ödeyememiş yaptığımız başvurularda sonuçsuz kalmıştır.
3-Borçlu .......' nin haczi kabil malı bulunmuş olup bu malları kaçırma olasılığı yüksektir.
4-Bu güne dek ödenmeyen ve rehinle teminat altına alınmamış alacağımızın alınmasının sağlanması için Mahkemenize başvurmak zorunluluğu hasıl olmuştur.
YASAL NEDENLER : İİK., HUMK ve İlgili Mevzuat
KANITLAR : Senet Aslı
İSTEM SONUCU : Yukarıda açıklanan nedenlerle .......alacağımızın tahsili için borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslarda ki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine ve 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin Avukat olarak adımıza hükmedilmesine karar verilmesini talep ederiz.
-
.......SAYIN HAKİMLİÐİ'NE
.......
İHTİYATİ HACİZ
İSTEYEN :.......
VEKİLLERİ :.......
KARŞI TARAF :.......
KONU : İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİ TALEBİMİZ HK.
AÇIKLAMALAR :1-Karşı taraf .....' nın keşidecisi olduğu ....... Vadeli ....... senet müvekkilimizdedir.
2-Karşı taraf borcunu vadesinde ödeyememiş yaptığımız başvurularda sonuçsuz kalmıştır.
3-Borçlu .......' nin haczi kabil malı bulunmuş olup bu malları kaçırma olasılığı yüksektir.
4-Bu güne dek ödenmeyen ve rehinle teminat altına alınmamış alacağımızın alınmasının sağlanması için Mahkemenize başvurmak zorunluluğu hasıl olmuştur.
YASAL NEDENLER : İİK., HUMK ve İlgili Mevzuat
KANITLAR : Senet Aslı
İSTEM SONUCU : Yukarıda açıklanan nedenlerle .......alacağımızın tahsili için borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslarda ki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine ve 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin Avukat olarak adımıza hükmedilmesine karar verilmesini talep ederiz.
-
……………………
……….. Eğitim Tugayı
…… Bölük …… Takım
……….
İLGİ :……… İcra Müdürlüğünün ………../…Esas sayılı takip dosyasından ödeme emeri tebliği.
Alacaklı ……… tarafından aleyhinize yapılan icra takibinde toplam ………………….TL.- asıl alacağın ve ayrıca bunun harç ve masrafları ile vekalet ücreti için adınıza gönderilen ödeme emri asker olmanız sebebiyle bila tebliğ iade edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunun 54/A maddesi uyarınca kendinize bir mümessil tayin edip ödeme emrinin o mümessile tebliği için işbu muhtıranın alınmasından itibaren bir ay içerisinde adresini Müdürlüğümüze bildirmeniz, aksi takdirde ödeme emrinin şahsınıza tebliğ edilerek takibe devam olunacağının bilinmesi tebliğ olunur.
……/……/………..
İcra Müdürü
-
İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİÐİNE,
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
KONUSU :Kat Mülkiyeti Kanunu m.35-40 hükümleri gereğince Yöneticinin değiştirilmesi talebinden ibarettir.
OLAYLAR :
1. Davalı yönetici KC, kat maliklerinin yeterli çoğunluğu sağlayamamaları nedeniyle kat maliklerinden CK'ın istemi üzerine mahkemenizce 20.05.2003 gün ve 2003/56 sayılı kararla yönetici olarak atanmıştır.
2. Davalı yönetici, haklı bir sebep olmamasına rağmen kanunun kendisine yüklemiş olduğu görev ve sorumlulukları yerine getirmemektedir.
3. Bu nedenle yöneticinin değiştirilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER :Kat Mülkiyeti Kanunu m.35-40 ve yasal tüm mevzuat.
SUBUT DELİLLER :Yönetim planı, Adana ... Sulh Mahkemesi'nin 20.05.2003 gün ve 2003/56 sayılı kararı, tanık ve yasal her türlü delil
SONUÇ ve TALEP :Davamızın kabulü ile davalı KC'in yöneticiliğinin değiştirilmesine izin verilmesini arz ve talep ederiz.
……/……/2008
Davacı VekiliEK:
1.) Onanmış vekaletname örneği,
2.) Yönetim planı,
3.) İstanbul ... Sulh Mahkemesi'nin ..... gün ve 2008/... sayılı kararı.
-
.......SAYIN HAKİMLİÐİ'NE.......
DAVACI :.......
VEKİLİ :.......
DAVALILAR :.......
KONU : Apartman Yöneticisi Atanması İstemimizdir.
AÇIKLAMALAR : 1-Müvekkilimiz ....... adresinde bulunan ....... Apartmanında oturmaktadır. 10 Daireli apartmanda, ....... tarihinde son yapılan genel kurul toplantısında tartışma çıkmış ve yönetici seçmek mümkün olmamıştır.
2-Apartman oldukça sorunlu bir binadır. Deprem nedeni ile hafif hasar raporu verilen binanın önünden geçen yolda da alt yapı bakımından belediye ve Telekom ile sorunlar yaşanmaktadır. Genel kurul yapıldığında ise çatıda kış bakımı yapılmakta idi. Şu anda tüm bu işler sahipsiz kalmıştır.
3-Yasa gereği,kendi yöneticisini seçemeyen apartman sakinlerine mahkemenizce yönetici seçilmesini istemekteyiz.
YASAL NEDENLER : BK, HUMK., 634 Sayılı Yasa, İlgili Mevzuat
KANITLAR : Yönetim Planı, Karar Defteri
İSTEM SONUCU : Açıklanan nedenler ile müvekkilimizin oturmakta olduğu, Emel Apartmanına mahkemenizce Yönetici atanmasına karar verilmesini talep ederiz.
DAVACI VEKİLİ
-
.......SAYIN HAKİMLİÐİ'NE
.......
DAVACI :.......
VEKİLİ :.......
DAVALI :.......
KONU : Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma
AÇIKLAMALAR : 1-Müvekkilem ile davalı evli olup evlilik kayıtları ....... İli, ....... İlçesi, ....... Mahallesi/Köyü, ....... Cilt, ....... Sayfa, ....... Kütük Sıra Nodadır. Tarafların bu evliliklerinden ....... Doğumlu .......,çocuğu mevcuttur.
2-Tarafların fikren ve ruhen anlaşamamaları sonucu aralarında geçimsizlik baş göstermiştir.
3-Taraflar iyi niyetle anlayış ve sabır göstererek uyuşmazlıkları gidermeye çalışmışlarsa da bunda başarılı olamamışlar ve her geçen gün bir birlerinden daha da uzaklaşmışlardır.
4-Taraflar arasında baş gösteren şiddetli geçimsizlik evlilik birliğinin devamını imkansız hale getirmiştir. Tarafların tekrar bir araya gelerek evlilik birliğini devam ettirmeleri mümkün değildir. Davalı eşte aynı düşüncededir.
YASAL NEDENLER : MK., HUMK ve İlgili Mevzuat
KANITLAR : Nüfus Kayıtları, Tanık, Yasal ve Takdiri Diğer Deliller
CEVAP SÜRESİ : 10 Gündür
İSTEM SONUCU : Arz edilen nedenlerle evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve tarafların bir araya gelerek evlilik birliğini devam ettirmeleri mümkün olmadığından boşanmalarına, reşit olmayan müşterek çocukları ....... 'un velayetlerinin davacı anneye verilmesine karar verilmesini talep ederim.
DAVACI VEKİLİ
-
.......SAYIN HAKİMLİÐİNE
.......
DAVACI :.......
VEKİLİ :.......
DAVALI :.......
KONUSU : Akıl hastalığı sebebiyle boşanma
AÇIKLAMALAR : 1-Müvekkilimiz davalı ile 10 yıldan bu yana evlidir. Severek evlenen tarafların bu evliliklerinden Ahmet ve Ayşe isimli iki de çocukları bulunmaktadır. Çiftin Evlilik Nüfus kaydı ....... İli, ....... İlçesi, ....... Mahallesi, ....... Cilt No, ....... Sayfa No ve .......Kütük Sıra Nodadır.
2-Davalı yaklaşık 4 yıl önce akıl hastalığına yakalanmıştır. Müvekkilimiz ve ailesi davalıyı güçleri yettiğince tüm tedavi merkezlerine götürmüş, ancak hastalığın geçici olmadığı heyet raporları ile sabit hale gelmiştir.
3-Davalı kendi işlerini göremez durumdadır. Ayrıca resmi işlemlerin yerine getirilmesi için de kendisine ağabeyi ......... vasi olarak tayin edilmiştir. Davalının bu durumu gerek müvekkilimizi, gerekse çocukları çok üzmesine karşın, artık evlilik birliğinin çekilmez hale geldiği, davalının yakınları tarafından da kabul edilmektedir.
4-Davalının çocukları ile birlikte aynı evde yaşamaları da gerek tedavisi ve gerekse çocuklarının psikolojik durumu açısından sakınca arz etmektedir.
5-Müvekkilimizin, akıl hastalığı doktor raporları ile de sabit olan davalı eşinden boşanmalarına karar verilmesini istemekteyiz.
YASAL SEBEPLER : MK.m.131 ve diğer yasa maddeleri.
KANITLAR : Nüfus kaydı, tanıklar,doktor raporları, her türlü yasal kanıt.
CEVAP SÜRESİ : 10 gündür.
İSTEM SONUCU : Açıklanan nedenlerle tarafların boşanmalarına, küçük çocukların velayetinin davacı anneye verilmesine, yargılama giderlerinin karşı taraf yükletilmesine, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin Avukat olarak adımıza hükmedilmesine karar verilmesini talep ederiz.
DAVACI VEKİLİ
-
……………… BAŞSAVCILIÐI MAKAMINA,ANKARA
ŞİKAYETÇİ EŞ :…
ŞİKAYET OLUNAN EŞ :.
ŞİKAYET KONUSU :4320 Sayılı Kanun uyarınca gerekli tedbirlerin alınması talebinden ibarettir.
SUÇ GÜNÜ :
OLAYLAR :
1. Şikayet olunan ……………. kocam olup beş yıldır evli bulunmaktayız. Bu evlilikten …….adlı bir kız ile ……….. adlı bir erkek çocuklarımız olmuştur.
2. Ancak son zamanlarda şikayet ettiğim eşim, evine bakmamakta, çocukları ve beni devamlı dövmektedir. Bu yüzden çocuklar ve ben zor durumdayız. Şikayetçi olduğum eşim gece geç saatlere kadar içip içip dışarıda dolaşmakta ve eve geldiğinde dövüp sövmektedir.
3. Yukarıda sayılan nedenlerle 4320 Sayılı Kanun uyarınca sayın makamınıza durumu ihbar ve eşim …………. hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.
HUKUKİ SEBEPLER :4320 Sayılı Kanun ve sair yasal deliller.
SUBUT DELİLLER :Nüfus kaydı, tanıklar, doktor raporu ve her türlü delil.
SONUÇ ve TALEP :Gerekli incelemeler yapılarak, 4320 Sayılı Kanun uyarınca gerekli tedbir kararı verilmek üzere gerekli işlemin yapılmasına emir ve müsaade buyurulmasını saygılarımla arz ve talep ederim.
……/……/200…Şikayetçi
-
.......SAYIN HAKİMLİÐİ'NE
TEDBİR İSTEYEN
ŞİKAYETÇİ EŞ :.......
VEKİLİ :.......
KARŞI TARAF
DAVALI EŞ :.......
KONU : 4320 Sayılı Yasa Gereğince Tedbir Talebimiz Hk.
AÇIKLAMALAR : Müvekkilimiz ile karşı taraf davalı eş ....... tarihinden beri evli olup evlilik kayıtları, ....... İli, ....... İlçesi, ....... Mahallesi, ....... Cilt No, ....... Aile Sıra No ve ..... Sıra Nodadır. Tarafların bu evliliklerinden ../../.... doğumlu ....... isimli çocukları bulunmaktadır.
Davalı eş evlilik birliğinin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmemekte olup müvekkilimiz kendisine bunu hatırlattığında ise şiddete başvurmaktadır. Davalı eve gece geç vakitlerde alkollü olarak gelmekte olup müvekkilimizi dövmektedir. Buna ilişkin doktor raporları ektedir.
Bu nedenlerle 4320 Sayılı Yasa uyarınca mahkemenizden davalı eş aleyhine tedbir kararı verilmesi için bu başvurunun yapılma zorunluluğu doğmuştur.
H. NEDENLER : 4320 Sayılı Yasa ve İlgili Mevzuat
DELİLLER : Doktor raporları, Nüfus Kaydı, tanık beyanları vs.
İSTEM SONUCU : Arz edilen nedenlerle davalı eş hakkında aile içi şiddetin doğmaması için gerekli tedbir kararının verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. .......
-
....... AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİÐİ'NE
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
KONU : Aile Konutu Kaydının Silinmesi İstemi.
AÇIKLAMALAR :
1-) Müvekkilimin başvurusu sonucu , .../.../... tarihinde, ... Mahkemesi .../...E., .../...K. sayılı kararıyla, ... sayılı taşınmazda bir aile konutu tesis etmiştir.
2-) Müvekkilimin aile konutu sona ermiştir, bu nedenle tapu kütüğündeki kaydın silinebilmesi istemde bulunma zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : 4721 S. K. m. 194 ve ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Tapu kaydı, mahkeme kararı ve diğer deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, … Aile Konutu için tapuya … sayılı olarak yapılan kaydın silinmesine karar verilmesini Yüce Mahkemenizden saygıyla talep ederim. …/…/…
Davacı Vekili
-
.......SAYIN HAKİMLİÐİ'NE.......
DAVACI :.......
VEKİLİ :.......
DAVALI : Hasımsız
KONU : İddet müddetinin kısaltılması istemidir.
AÇIKLAMALAR :1-Müvekkilemiz ....... Asliye Hukuk Mahkemesinin ....... tarih, ....... E., ....... K. sayılı ilamı ile boşanmıştır. Karar kesinleşmiştir.
2-Müvekkilemiz yeniden evlenmek istemektedir. Ancak M.K.'nun 95. maddesi buna engeldir. Müvekkilemizin hamile olmadığı ekteki doktor raporu ile de sabittir.
3-Bu nedenlerle müvekkilemizin yeniden evlenebilmesi için iddet müddetinin kısaltılmasını istemekteyiz.
YASAL NEDENLER : M.K. ve İlgili yasa maddeleri.
KANITLAR : Nüfus kaydı, .......Asliye Hukuk mahkemesinin ....... E. ve ....... K. sayılı ve ....... tarihli boşanma kararı ve dosyası, doktor raporu ve her türlü yasal kanıt.
İSTEM SONUCU : Açıklanan nedenlerle boşanma dosyası ve doktor raporu göz önünde bulundurularak iddet müddetinin kısaltılmasına karar verilmesini talep ederiz.
DAVACI VEKİLİ
.......
-
Geçen yıl Haziran ayında ailemle yaşadığım eve kredi borçlarım yüzünden ihbarname geldi.Banka beni mahkemeye vermiş konu avukatlara aksedilmişti.Bende avukatları aradım ve 3 milyar borcum olduğunu bunu biran önce ödemem gerektiğini söylediler.Babam hemen kendi üzerinden kredi çekti ve geçen haziran ayında iki dosya halinde ki borcumuzu kapattık.Elimizde borcu kapattığımıza dahil bir banka dekontu var ve burada iki ayrı borcunda ödendiği yazıyor.Ben bu olaydan 3 ay sonra evlendim ve şimdi ailemden uzak bir yerde yaşıyorum.Dün ailemin yaşadığı eve aynı avukatlar gelmiş ve dosyanın kapanmadığını haciz yapacaklarını söylemişler babam da ödendiğini gösterir dekontu gösterince bizde açık görünüyor dosya kapanmamış 189 ytl ödemeniz gerek yoksa haciz yapacağı demişler.Ne yapmalıyız.Elimizde borcun ödendiğinde dahil açıklamalı dekontumuz var.
-
Yazan: May 26th, 2008, 3:16pm EDT - n73
Herkeze selamlar iddet müddetini kaldırmak için gerekli olan dilekçeyi kendim yazıcam bana nasıl yazılacağına dair bilgi verirseniz sevinirim.
-
Güçlü kadınlar vardır,her işlerini kendileri halletmeye çalışan.Anne
babaları tarafından böyle yetiştirilen.Onlar kendi paralarını kendileri
kazanmak isterler.Evdeki tüm tamirat,tadilat işlerinden anlarlar.Bir erkeğe
mecbur kalmadan da hayatlarını devam ettirebilirler.Faturalarını kendileri
yatırırlar.Hemen hemen tüm işlerini kendileri yaparlar.Hatta etraflarının
yükünü de üstlenirler.Özgürlüğü severler,dik durmayı da,güçlüdürler
çünkü...
Aşık olduklarında hissederek yaşarlar.Aşklarına kurallar koymadıkları gibi
büyük beklentilere de girmezler.Sevdiklerine problem çıkarmazlar.Bütün gün
çalışıp durduktan sonra,akşamları yorgun da olsalar sevgilileri buluşalım
dediğinde,hemence cik hazırlanıp sevgililerinin onları evden almalarına
gerek kalmadan,o her neredeyse onun olduğu yere giderler.
Çoğu zaman sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile olmaz yaşadıkları
sıkıntıdan,yansıtmazlar çünkü.Para var mı,işyerinde sıkıntı mı oldu,birine
canı mı sıkıldı,hiç bunlarla yormazlar birlikte oldukları erkeği.Çünkü
istemezler kimse onlara acısın.
Sonra da bir bakarlar ki,bu kadar dik durmanın ve sorun çıkarmamanın
karşılığında gerçekten de kimse onlara acımaz.Bu durum zamanla
gelenekselleşir ve acınmama ile sorun çıkarmama hali yaşam tarzına
dönüşür.Eskaza dayanamayıp sorunlarını paylaşmaya kalksalar,bu sefer de
sorunlu kadın,kaprisli kadın,tahammül edilmez kadın damgasını yerler.Bu
yüzden de terk edildiklerinde bile hiç seslerini çıkarmaz bu güçlü
kadınlar! Terk eden erkek de bilir onun ne kadar güçlü olduğunu ve onsuz da
yaşayabileceğini,içinde yaşadığı fırtınalardan bihaber.
Sonra bir dosttan,eşten,ya da tanıdıktan duyarlar ki onu terk eden gitmiş
erkeğe muhtaç yaşamak zorunda olan biriyle beraber olmaya başlamış.Erkekler
çok severler böyle kadınları.Birinin ona muhtaç olduğunu görmek bir çok
duygusunu okşar erkeğin.Onlara kendini erkek gibi hissettirir! Bu zayıf
kadınlar erkeklere bağımlıdır.
Mesela fatura filan yatıramazlar,anlamazlar çünkü.Nerden yatırılır onu da
bilmezler.Ev ya da yemek alışverişi de yapmazlar,çünkü taşıyamazlar onca
torbayı.Hep yorgun olurlar,bütün gün spor salonları,kuaför,o mağaza,bu
mağaza gezerler.Akşama yemek yapmaya fırsat bulamazlar.Akşam eşleri eve
geldiğinde,bugün nereye yemeğe gidelim,diye sorarlar.En kötü ihtimal
dışardan yemek söylerler.Zayıf kadınlar doğurdukları çocuğa bakacak gücü de
kendilerinde bulamazlar,pamuklar içinde yaşamaya alışmışlardır bir
kere.Kendilerini hep altın tepsi içinde sunarlar.Huysuzluk da ederler,ama
bu erkeğin hoşuna gider,çünkü kadın ona muhtaçtır,söylenmeyen güçlü kadının
aksine,Hiçbirşeyi beğenmedi kleri gibi devamlı da mutsuzdurlar.Pek teşekkür
etmezler,kıskançlık krizlerini de severler.Kocasının ve sevgilisinin
hayatlarını karartırlar.Erkekler bu kadınları asla terk edemezler.Çünkü o
güçsüz,kırılgan bir kadındır.Ayrılırsa kurda kuzuya yem olur.Koruyup
kollanmalıdır her an o!
Zayıf kadınlar hiç çökmez,buruşmaz ve yıpranmazlar.Ancak işin ilginç yanı
her zaman daha değerli olanlar da onlardır.Ve geride kalan güçlü kadınlar
tüm bunların nasıl gerçekleşebildiğine sadece bakakalırlar.
-
Yazan: May 26th, 2008, 2:20pm EDT - seray
Sensizdim
Sensizliğin muhasebesini yaptım içimde
Ama yoktun sevdiğim
Ne 7A'da ne de 7B'de
Saydım, ölçtüm, tarttım, biçtim
Envanterini çıkardım gidişinin
Borçlusu muydum, alacaklısı mıydım?
Bilemedim, sensizliğin.
Safha safha maliyetini çıkardım gidişinin
Ama yükleyemedim daha ayrılığı gönlüme
Sebebi yoktu, anlamı yoktu hiçbir şeyin
Dağıtım anahtarı yoktu
Birim maliyeti yok
Genel üretim giderleri yok
Yevmiye kayıtları yok
Sensizliğin hesap ismi yok.
Bu kayıt daha kapanmaz gülüm
Yok, KDV tahakkuku
Yok, genel üretim giderleri
Yok, işte bilânçoda sevdamın yeri
Maliyet dönemi sonundayım gülüm
Elimde geçmiş yılın bilânçosu
Dağıtamadığım sermayem
Sermayem sendin gülüm
Ardında dönüp duran varlık ise ben
Artık konusu kalmadı karşılıkların
Tasfiye ile uçup giden umutların
Bilirim sevdamın anlamı kalmadı sende
Ve geçmiş yıl karlarının
Tasfiye oldum
Viran oldum
Talan oldum
Gelir tablosunda zarar oldum
Sana Allah'tan tek dileğim
Safha maliyetin gider dağıtım tablosuna dönesin!
-
……..…ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİÐİNE,DAVACI :
DAVACI VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA KONUSU :Maddi ve manevi tazminat (……………….TL)
OLAYLAR :
1. Müvekkilim …………….. kendi eli ile tatlı imal edip seyyar satıcılık yapmak suretiyle geçimini temin etmekteydi. ……….. günü aynı şekilde pazara gitmekte iken davalılardan …………….'ın kullandığı diğer davalı …………… şirketine ait ……….. plakalı araç müvekkilime çarpmış ve müvekkilimin üç adet parmağını koparmıştır.
2. Bu olay nedeniyle davalılar aleyhine ……. ....Asliye Hukuk Mh. …../……. E.s. davası açılmış ,maluliyet, kusur ve hesap raporları alınmıştır. Maluliyet raporunda müvekkilimin meslekte kazanma gücünü %...... oranında kaybettiği tespit edilmiştir. Kusur raporu ile davalı …………..'ın %...... kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Hesap raporu ile müvekkilimin meslekte kazanma gücünü kaybetmesinden doğan maluliyet sebebiyle ……………TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
3. İlk davada bu kalemden …………...TL talep edilmiş olup saklı tutulan …………...TL nin davalılardan tahsilini talep ediyoruz.
4. Müvekkilim davaya konu kaza sebebiyle ………….TL hastane masrafı, ………...TL ulaşım gideri ki toplam …………….TL tedavi masrafı yapmıştır. İlk davada bu kalemden …………..TL talep edilmiş olup saklı tutulan …………...TL nin davalılardan tahsilini talep ediyoruz.
HUKUKİ SEBEPLER :BK, MK. ve sair yasal deliller.
SUBUT DELİLLER :……… ... Asliye Hk. Mh. …../….. E.s. dosyası ve her türlü delil.
SONUÇ ve TALEP :Yukarıda saydığımız nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilimin çalışma gücünü kaybetmesinden doğan maddi zararı olarak …………...TL nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,tedavi masrafı olarak ……………..TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat olarak ………………...TL nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davamızın tarafları ve konusu aynı olan ……… ... Asliye Hk. Mh. …../….. E.s. davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ederim.
……/……/2008Davacı VekiliAv. ………………EK:
1.) Onanmış vekaletname örneği.
-
……………. ASLİYE HUKUK HAKİMLİÐİ'NEADLİ YARDIM
TALEP EDEN
(DAVACI) :
DAVALI :
DAVA KONUSU :Yoksulluk nedeniyle adli yardım talebidir.
OLAYLAR :
1. Davalı …………..nin, ... katta bulunan evinin balkonundaki çiçek saksıları yoldan geçmekte olduğum sırada üzerime düşerek yaralanmama sebep olmuştur.
2. Olay sırasında bayılarak yol üzerine düştüğümden yoldan geçen …………… plaka numaralı ticari taksi ayaklarımın üzerinden geçerek felç olmama neden olmuştur.
3. Bu olaylar nedeniyle kaldırıldığım Numune hastanesinde üç defa geçirdiğim ameliyat ve diğer tedavi masrafları olarak ……………….. (……………………) Lira para ödedim. Sahip olduğum ayakkabı imalathanesi hastanede kaldığım süre olan …. ay boyunca kapalı kalmıştır. Ayrıca, felç olmamdan dolayı eskisi gibi iş yapabilme kabiliyetim kalmamıştır.
4. Trafik kazası dolayısıyla ………………….. (………………………) Lira maddi, ……………………… (…………………..) Lira manevi tazminat talebiyle dava açmak istiyorum. Ancak, felç olmamdan ve son ..aydır imalathanemin kapalı kalmasından dolayı bu davaları açmam için gerekli olan harç ve giderleri ödemeye ve bir avukat tutmaya maddi durumum elverişli değildir.
5. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun m. 465 Md. uyarınca yoksul olduğuma ve yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olduğuma ilişkin Yenimahalle muhtarlığından da yoksulluk belgesi almış bulunmaktayım. Yoksulluk belgesi ekte sunulmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER :Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 465 Md., İlgili sair mevzuat.
SUBUT DELİLLER :Numune hastanesinden almış olduğum raporlar ve hastaneye yapmış olduğum ödemelere ilişkin faturalar, muhtarlıktan alınan yoksullu belgesi, tanık ve ilgili her türlü hukuki deliller.
SONUÇ ve TALEP :Yukarıda saydığımız nedenlerle HUMK. m. 465 Md. hükümlerine göre, adli yardım müessesesinden yaralanmam için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.
……/……/2008DavacıEK:
1.) Yoksulluk belgesi
2.) Hastane raporları ve faturalar
-
…………… …ASLİYE HUKUK HAKİMLİÐİ'NEDAVACI :
DAVACI VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA KONUSU : Nişanın bozulmasından dolayı müvekkilimin uğramış olduğu manevi zararların karşılığı olarak ……………………… TL.- manevi tazminat talebinden ibarettir.
OLAYLAR :
1. Müvekkilim ………………. ile davalı ………………… bundan… yıl önce ……./…./……. tarihinde nişanlanmışlardır. Nişanlılık dönemlerindeki ilişkileri gayet iyi olmasına karşılık davalı ………..ortada hiçbir sebep yokken ve hiçbir gerekçe göstermeksizin yaklaşık bir ay önce nişanı bozduğunu müvekkilim …………… bildirmiş bulunmaktadır. Bunun üzerine taraflar arasında karşılıklı tartışmalar yaşandığından ve birbirlerine karşı ağır sözler sarf edildiğinden nişanlıların tekrar bir araya gelmeleri de mümkün değildir.
2. Nişanın aileler arasında da resmen bozulmasından sonra, davalı Gerek nişan töreni yapılırken gerekse nişanlılık döneminde müvekkilim tarafından kendisine nişan hediyesi olarak verilen hediyeleri iade etmiştir. Ancak, söz konusu nişanın bozulmasından dolayı, müvekkilim, büyük bir psikolojik bunalıma girmiş, arkadaşları ve komşuları arasında küçük düşmüş, toplum içine çıkamaz hale gelmiştir.
3. Diğer taraftan davalı, müvekkilimle nişanı bozduktan kısa bir süre sonra bir başkası ile nişanlanmış ve bu durum müvekkilimi psikolojik yönden daha da etkilemiştir. Bu nedenle müvekkilim işlerine de devam edemez hale gelmiş, toplum içinde rencide olmuştur. Ortada hiçbir neden yokken ve tamamen davalının kusur nedeniyle bozulan nişan nedeniyle uğramış olduğu psikolojik bunalımları ve toplumda hissettiği baskıları birazcık olsun hafifletebilmek amacıyla iş bu manevi tazminat davasının açılması zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER :Medeni Kanun m. 121, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat
SUBUT DELİLLER :Tanık beyanları, Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması, Müvekkilime ait doktor raporları ve gerektiğinde her türlü hukuki deliller.
CEVAP SÜRESİ :10 gündür
SONUÇ ve TALEP : Yukarıdan sayılan nedenlerden dolayı davamızın kabulü ile; davalının ortada hiçbir neden yokken nişanı bozmasından dolayı müvekkilimin uğramış olduğu manevi zararların karşılığı olarak ……………………………. TL. manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
……/……/2008
Davacı VekiliEK:
1.) Onanmış vekaletname örneği
2.) Doktor raporları
3.) Tanık listesi.
-
Yazan: May 26th, 2008, 7:40am EDT - Meltem
Yaşlı borsacı ile genç borsacı parkta sohbet ederek dolasıyorlar.
Yaşlı, gence meslegin püf noktalarını anlatıyor: "
-Bak evladım, bu meslekte başarılı olmak icin sadece fırsatları değerlendirmek yetmez, zaman zaman fırsatları da senin yaratman gerekir.
Bunun için sürekli dikkatli olman gerekir.
Uygun bir yorumla hiç umulmadık olaylar bile, çok büyük fırsatlara dönüsebilir.
Bak mesela, şu karşıda gördügün, taze köpek pisligi sana sadece igrenç bir sey olarak geliyordur.
Ama ben eğer,
'Şu pislikten bir lokma alıp ağzına atarsan sana 1 milyar lira veririm' dersem,
olay senin açından nasıl da büyük bir fırsata dönüsüverir degil mi?
Yapar misin?"
Genç borsacı:"-tabi efendim," der.
Parmağını pisliğe daldırır, bir lokma alır yutar.
Yaşlı borsacı cebinden bir milyarı çıkartır gence verir, bir süre yürürler, genç dayanamaz sorar:
"-Hocam, ben size aynı teklifte bulunsaydım kabul eder miydiniz? Bakın ileride de başka bir pislik var. bir milyar karşılıgı dener miydiniz?"
Yaşlı borsacı:"-tabi ki," der. O da bir lokma alıp yutar.
Genç borsacı da çıkartır, biraz önce kazandığı 1 milyarı iade eder. Bir süre sessiz sessiz yürürler, genç yine dayanamaz sorar: "
"-Hocam, ne sizin cebinizdeki para miktarı değişti ne de benim cebimdeki...
Söyler misiniz, biz bu b..u niye yedik?"
Yaşlı borsacı cevap verir:
"-Öyle deme evladım, 2 milyarlik işlem hacmi yarattık!!!
-
Yazan: May 26th, 2008, 7:38am EDT - Meltem
Matematikçinin aşkı
(Sevgiliye mektup)
Türev tanem, bir tanem, bir sigma işareti kadar kıvrak bir Pi sayısı kadar sonsuzsun sevgilim. Sana olan sevgim limitlerin sonsuzluğuna ulaşıyor. Bir bakışın kalbimde matris kadar derin etkiler yapıyor. Kalem gibi kaşların, trigonametri gibi karışık saçların, tebeşir kokusu gibi burnumda tütüyor. Çarpanlara ayrılmayan denklemler gibi nazlanma. Senden mektup almak inan integral almaktan daha zor. Bilinmeyenlerimiz farklı olsa bile polinomlar gibiyiz. Eğer böyle devam ederse seni keşfedilmemiş dizi kuralları ile izleyeceğim.
Seninle bir daire olalım. Merkezde ben, etrafımda eşit uzaklıklarda sen. Nereye bakarsam seni göreyim. Üzüntülerimiz teğet, sevinçlerimiz kiriş olsun. Birbirimize o kadar yakın olalım ki, yarıçaplarımızın limiti sıfıra yaklaşsın. Şu anda y=ax+bx+c parabolünün iki ayrı kolu isek de bir gün tepe noktasında buluşacağız. Sana bir sinx eğrisi gibi sürekli "k" sabiti kadar bağlıyım. Hiçbir parantez bizi ayıramaz.
*Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Öğretmenliği 1994-1995
Mezuniyet Yıllığı'ndan alınmıştır
__________________
-
634 SAYILI KAT MÜLKİYETİ KANUN'UNA GÖRE
İŞLETME PROJESİ
İşletme Projesi Kat Mülkiyeti Birliğinin Bütçesi’dir.
Kat Malikleri Kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa yönetici (veya Yönetim Kurulu) gecikmeksizin bir işletme projesi yapar. (KMK.. Md.37)
Bu projede özellikle aşağıdaki konular gösterilir.
Anagayrimenkulün bir yıllık yönetiminde tahmini olarak gelir ve gider tutarları :
Giderler genellikle şunlardır.
Yıllık yakıt gideri,
Yıllık kapıcı,kaloriferci,bekçi,bahçıvan giderleri ve bunların Sosyal Sigortalar Primlerinin yıllık tutarı.
Anagayrimenkulün ortak yerlerinin ve tesislerinin yıllık bakımı, korunma ve işletme giderleri.
Ana gayrimenkul sigortalı ise yıllık sigorta primi,
Kat malikleri kurulunca kararlaştırılmış işler için yıllık giderler.
Beklenmedik ve acil işler giderleri.
Tüm giderler her kat malikine KMK. Md.20 deki esaslara göre düşecek tahmini miktar.
Tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin KMK. Md.20 deki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı.
KMK. Md. 20 ye göre Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça,
Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak,
Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi giderleri ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payları oranında katılmakla yükümlüdür.
İşletme Projesi aşağıdaki örneğe göre hazırlanır.
İŞLETME PROJESİ
…………..İli,……………ilçesi………………mahallesi…………..sok aktak i……..kapı nolu ………….apartmana ait İşletme Projesidir.
A-GİDERLER
1- Yıllık yakıt gideri olarak………………YTL.nın harcanacağı tahmin ve tespit edilmiştir.
2- Kapıcı ve kaloriferci ücreti aylık ………YTL olup,yıllık kesin olarak ………YTL.dir.
3- Sosyal Sigortalar primi yıllık kesin olarak ………………..YTL.dir.
4- Anagayrimenkulün sigorta priminin yıllık kesin tatarı ………………YTL.dir.
5- Anagayrimenkulün ortak yerlerinin ve tesislerinin bakım, korunma, onarım ve işletme giderleri yıllık tahmini …………………..YTL.dir.
6- Kat Malikleri Kurulu kararı gereğince bahçenin ıslahı, tanzimi ve bakımı için görevlendirilecek bahçıvan için ödenecek aylık ……………YTL.dır. Sigorta primide dahil olmak üzere yıllık tahmini ………………YTL.dir.
7- Eskiyen posta kutuları, kapı zilleri merdiven otomatiklerinin yenilenmesi için harcanacak miktar tahmini …………….YTL.dir.
8- Yıllık PTT, Noter ve mahkeme masrafları tahmini ………….YTL.dir.
9- Beklenmedik ve acil işler için tahmini ……………..YTL.dir.
10- Böylece ana gayrimenkulün yıllık masrafı ………………….tahmini YTL.dir.
B-GELİRLER
1- Bağımsız bölüm maliklerinin arsa paylarına göre ödeyecekleri aylık yakıt ücretleri aşagıda gösterilmiştir.
Bu miktarlar, katılma paylarına göre kesindir. Ancak,yakıt harcamaları dikkate alınarak ayrıca ilaveler yapılabilecektir.
Bağımsız Ödeyeceği
Bölüm No. Nev’i Maliki Miktar YTL.
1 Dükkan ……………….. ……………
2 Konut ………………. ……………
2- Her kat maliki ; kapıcı ve kaloriferci olarak ayda ……………YTL.ödeyecektir.
Her dükkan maliki, kapıcı ve kaloriferci ücreti olarak ayda ………….YTL.ödeyecektir.
Her kat ve dükkan maliki bahçıvan ücreti olarak bir kereye mahsus olmak üzere……….YTL.ödeyecektir.
3- Anagayrimenkulün ortak yerlerinin bakımı, korunma ve onarım giderleriyle ve tüm sigorta primleri için her bağımsız bölüm malikinden arsa payları esas alınarak ayda aşağıda gösterilen miktarda avans alınacaktır.
Bağımsız Bölüm No. Nev’i Maliki Ödeyeceği Miktar YTL.
1 Dükkan ……………… ……………..
2 Konut ……………… ……………..
4-Eskiyen posta kutuları, kapı zilleri ve merdiven otomatiklerinin yenilenmesi için, konut maliklerinden eşit olarak ve bir defaya mahsus olmak üzere ……..YTL.alınacaktır. Kendilerini ilgilendirmediği için dükkan malikleri bu giderlere katılmayacaktır.
5- PTT, Noter ve mahkeme giderleri için, her kat malikinden bir kereye mahsus olmak üzere ………YTL.alınacaktır.
6- Beklenmedik ve acil işler için, arsa payları esas alınarak her kat maliklerinden ayda …….YTL.alınacaktır.
7- Böylece, yıllık gider miktarı …………..YTL.; yıllık gelir miktarı……………YTL.olacak ve gelirlerimiz, giderleri tamamen karşılayacaktır.
8- Artan gelir olursa, gelecek yıla gelir olarak devredilecektir.
9- Tahminlerimiz üstünde masraf yapılması gerektiğinde veya fiyatlarda beklenmedik artışlar olduğunda, Kat Malikleri Kurulu’nun vereceği karara göre ek taleplerde bulunulacaktır.
10- Yönetici her bağımsız bölüm malikinden, sonuç olarak, her ay ödemesi gereken miktarı avans olarak tahsil edecek ve karşılığında tahsilat makbuzu verecektir. Kesin hesap yıl sonunda yapılacaktır.
11-Bu İşletme Projesi ../…/2008 tarihinde yönetici (veya Yönetim Kurulu) tarafından düzenlenmiş olup, bütün kat maliklerine ayrı ayrı tebliğ edilecektir.
12- Bu İşletme Projesine itirazı olanların tebliğinden itibaren 7 gün içinde Kat Malikleri Kurulu’na başvurması gerekmektedir.
13- Bu İşletme Projesi itiraz olunmazsa 7 gün sonra itiraz olunmuşsa Kat Malikleri Kurulu’nun karar tarihinden itibaren kesinleşmiş olacaktır.
Bütün kat maliklerinin bilgilerine saygılarımla sunulur. ../../2008
Yönetici
Adı,Soyadı yazılıp imzalanır.
İşletme Projesi Yönetim Kurulu tarafından hazırlanmışsa Yönetici ibaresi yerine aşağıdaki ibareler yazılır.
Başkan Üye Üye
Ad,soyad,imza Ad soyad,imza Ad,Soyad,imza
GELİR-GİDER CETVELİ
………İli………..İlçesi………..Mahallesi,…………..sokakta ki……… .kapı nolu ………..apartmanına ait Gelir-Gider Cetveli’dir.
GELİRLER GİDERLER
…………………………..YTL ……………………….YTL
……………………………YTL ……………………….YTL
AKTİF PASİF
………………………..YTL ………………………..YTL.
………………………..YTL …………
-
Yazan: May 24th, 2008, 4:23pm EDT - Admin
Türkiye Barolar Birliği, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve TBMM ile birlikte yürüttüğümüz TİDAP(Türkiye İçtihat Dağıtım Projesi) kapsamında şirketimiz tarafından hazırlanmış olan ve 18 bölümden oluşan İçtihat ve Mevzuat Bankası programı ÜCRETSİZ olarak dağıtılacaktır. Yine Güncellemeleri için de herhangi bir ücret alınmayacaktır. Program tam sürüm olup önümüzdeki 1-2 ay içerisinde baronuza TBB tarafından gönderilecektir. Proje ayrıntısı ile ilgili bilgiyi
[www.barobirlik.org.tr]
adresinden ya da
www.meseyazilim.com adresinden de takip edebilirsiniz.
-
Hemşirelerde şiddete maruz kalıyor
ANKAAnkara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Psikiyatri Hemşireliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülsüm Ançel, hemşirelerin şiddete uğrama açısından riskli gruplar arasında yer aldığını söyledi.
Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Psikiyatri Hemşireliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülsüm Ançel, hemşirelerin şiddete uğrama açısından riskli gruplar arasında yer aldığını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Ançel, hemşirelerin şiddete uğrama oranının yüzde 87 olduğunu belirterek “Hemşirelerin diğer sağlık çalışanlarına göre şiddete uğrama oranı anlamlı derecede yüksek bulunmuş ve hemşirelerin sözel, fiziksel ya da cinsel şiddetten mutlaka biri ile karşılaştığı belirlenmiştir. En yüksek oranda görülen şiddet türü ise sözel şiddettir” diye konuştu.
Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Psikiyatri Hemşireliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülsüm Ançel, ANKA’ya yaptığı açıklamada, hemşirelere yönelik şiddet konusunda yapılan çalışmaların daha çok psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddetin görülmesiyle ilgili olduğunu belirtti. Ançel, şöyle konuştu:
"Hemşireler hem meslekleri hem de cinsiyetleri nedeniyle şiddeti diğer çalışanlara oranla daha sık yaşamaktadırlar” dedi. Uluslar arası Hemşireler Birliği’ne göre ise, hemşirelerin şiddete uğrama oranının yüzde 87 olduğunun altını çizen Yrd. Doç.Dr. Ançel, “Hemşirelerin sözel, fiziksel ya da cinsel şiddetten mutlaka biri ile karşılaştığı belirlenmiştir. En yüksek oranda görülen şiddet türü sözel şiddet olup bazı çalışmalarda görülme oranı yüzde 90’ a kadar ulaşmaktadır.”
TÜRKİYE’ DE HEMŞİRELERE UYGULANAN ŞİDDET YÜZDE 100’E YAKLAŞIYOR
Türkiye’de de çeşitli çalışmalarda hemşirelerin şiddete uğrama oranlarının yüzde 98’lere kadar vardığını bildiren Yrd. Doç. Dr. Ançel, “Fiziksel şiddete uğrama oranının ise yüzde 20’lere kadar çıktığı belirlenmiştir. Genel olarak Türkiye’de hekimlere ve diğer çalışanlara oranla hemşireler daha fazla şiddete uğramaktadır” dedi. Yrd. Doç. Dr. Ançel ayrıca, hemşirelerin en fazla hekimlerin yanı sıra, hasta ve hasta yakınları tarafından şiddete maruz kaldığını da bildirdi.
CİNSEL TACİZE DE MARUZ KALIYORLAR
Gülsüm Ançel, hemşirelerin cinsel tacize de maruz kaldığını ifade ederek “Hemşireler İngiltere’de yüzde 69, İrlanda’da yüzde 49, ABD’de ise yüzde 76 oranında cinsel tacize uğruyor” diye konuştu. Daha önceleri hemşirelerin en sık şiddete uğradığı yerlerin acil üniteleri, psikiyatri ve yoğun bakım üniteleri olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Ançel, “Şimdi ise ne yazık ki hemşireler her alanda, tüm ünitelerde şiddetle karşılaşmaktadırlar” dedi. Ançel, hemşirelere göre şiddetin nedenlerini ise şöyle sıraladı:
“Genel olarak toplumda şiddetin artışı, sağlık sistemindeki aksamalar nedeniyle hasta bakım ve tedavisinin gecikmesi, hasta ve yakınlarının bilgilendirilmemesi, hemşirelere yönelik şiddetin kabullenilmiş, kanıksanmış olması ve daha kolay şiddet uygulama davranışı olması, hemşirelerin iş yükünün fazla olması, kurumların, yasaların şiddete uğrayan hemşireyi savunucu, koruyucu politikalar geliştirmemesi, şiddet uygulayana yaptırımların olmaması.”
-
75'lik ninenin okuma azmi
A.A
Kastamonu'nun Daday ilçesinde açılan okuma yazma kursuna katılan 75 yaşındaki Zehra Özdemir, öğrenme azmiyle diğer kursiyerlere örnek oluyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün himayesinde yürütülen “Türkiye Okuyor” kampanyası çerçevesinde Daday Kaymakamlığınca çalışma başlatıldı. Çalışma kapsamında ilçede okuma yazma bilmeyen 314 kişi belirlendi.
Yaşları 35 ile 75 arasında değişen vatandaşlara okuma yazma öğretmek amacıyla Halk Eğitim Merkezince kurs açıldı. İlk kurs için okuma yazma bilmeyen 12 kadın eğitime alındı.
Haftada 3 gün olmak üzere toplam 90 saatlik dersle kursiyerlere okuma yazma öğretmeyi hedefleyen Halk Eğitim Merkezi yetkilileri, kursiyerlerin gösterdiği ilgiden dolayı memnun olduklarını kaydettiler.
Düzenlenen ilk kursa katılanlar arasında bulunan 75 yaşındaki Zehra Özdemir, ilerleyen yaşına rağmen okuma yazma öğrenme konusunda gösterdiği azimle diğer kursiyerlere örnek oluyor.
Okumanın yaşının olmadığını belirten Zehra Özdemir, “Bugüne kadar hep okuma ve yazmaya hasret bir şekilde yaşadım. Sürekli bir tarafım eksikti. Çok şükür şimdi okuma yazma öğreniyorum. Bu kurstan sonra bilgisayar kursuna da katılıp, bilgisayar kullanmayı öğrenmek istiyorum” dedi.
5 yaşındaki oğlu Yusuf ile okuma yazma kursuna katılan Atiye Gökmen ise çocukluğunda köylerinde okul olmadığını ve maddi imkansızlıklar nedeniyle okula gidemediğini ifade etti.
Evde bakacak kimsesi olmadığı için kursa 5 yaşındaki oğlu ile geldiğini söyleyen Gökmen, kurs sayesinde okuma yazmayı öğrenecek olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.
Miralay Halit Bey İlköğretim Okulu sınıf öğretmenlerinden Nihat Haliloğlu tarafından verilen kursun sonunda, başarılı kursiyerlere sertifika verileceği kaydedildi.
Daday Halk Eğitim Merkezi Müdürü Serdar Bıyıklı, okuma yazma bilmeyenlerin kursa ciddi manada katılım gösterdiğini belirterek, ilçe merkezindeki kursun ardından, köylerde de okuma yazma kursu açacaklarını bildirdi.
Kursa katılan kadınların, yaşlarının üzerinde bir performans sergilediklerini aktaran Bıyıklı, en fazla özveriyi ise kursun en yaşlı üyesi 75 yaşındaki Zehra ninenin gösterdiğini kaydetti.
Bıyıklı, Zehra Özdemir'in adeta okuma yazma kampanyasının sembolü olduğunu sözlerine ekledi.
-
merhaba sayın üyeler
size yakın bir arkadaşımın sorunu ile alakalı bir soru sormak istiyorum.
Genç bir bayan 30 yaşında 2 sene önce boşanmış ve bu evlilikten 1 kız çocuğu bulunmaktadır.Sorum boşanma ile alakalı değil sorum zamanında bu bayanın eşi tesisatçılık yapmak için dükkan kiralıyor bundan 5 yıl önce ve tüm bu dükkan bağkur ve diğer herşeyi telefon bile eşinin üzerine gösteriyor.kendide eşini dükkanın sahibi gibi gösterdiği için yanında işçiymiş gibi gösteriyor.tabi daha sonra ne bağkur nede vergiler ödeniyor.eşi daha sonra bu borçların olduğunu öğreniyor ve şimdi tüm borç onun üstüne gözüküyor.tabi bu borç ödenmediği için hapis cezası var ancak borç çok fazla ve bayanın bunu ödemeye maddi anlamda gücü yok .anladığınız eşi bir nevi bayanı dolandırmış.
boşanalı 2 sene olduğu için eşinin bu yaptığı şeyleri ispatlayabili mi ve dava açabilir mi? ve şu an kendi yeri var ve gelirini göstermiyor. bu olayı ispat etmemiz için ne gibi yol izlememiz lazım ve bayanın durumu hiç iyi değil barodan yardım istemeyi düşünüyor bunun için gerekli evraklar nelerdir bilgilendiriseniz seviniriz
-
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/14834
K. 2005/408
T. 31.1.2005
• SİTE ADI ALTINDA OLUŞAN BİRLİKLER ( Yönetim Planı Olarak Nitelendirilen Belge Bağımsız Bölüm Malikleri Arasında Düzenlenmiş Bir Sözleşme Niteliğinde Olduğu - Doğan Uyuşmazlıkların Genel Hükümlere Göre Çözümleneceği )
• YÖNETİM PLANI OLARAK NİTELENDİRİLEN BELGE ( Bağımsız Bölüm Malikleri Arasında Düzenlenmiş Bir Sözleşme Niteliğinde Olduğu - Doğan Uyuşmazlıkların Genel Hükümlere Göre Çözümleneceği )
• GÖREV ( "Site" Namı Altında Birden Fazla Parsel Malikinin Bir Araya Gelerek Oluşturdukları Birlikler - Doğan Uyuşmazlıkların Genel Hükümlere Göre Çözümleneceği )
1086/m.8
ÖZET : Kat Mülkiyeti Kanununa göre, kat mülkiyeti veya kat irtifakı ancak tek parsel üzerindeki yapı veya yapılarda tesis edilebilir.
Birden fazla parsel malikinin bir araya gelerek müşterek kat mülkiyeti veya kar irtifakı kurmaları yasal yönden olanaksızdır.
"Site" namı altında birden fazla parsel malikinin bir araya gelerek oluşturdukları birliklerde Yönetim Planı olarak nitelendirilen belge bağımsız bölüm malikleri arasında düzenlenmiş bir sözleşme niteliğinde olup, bundan doğan uyuşmazlıklar genel hükümlere göre çözümlenir.
DAVA : Dava dilekçesinde 1.128.881.059 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali, inkar tazminatının masraşarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davada; site yönetimi olduğunu bildiren davacı tarafından, aynı sitede bağımsız bölüm maliki olan davalıdan, sitenin tamamını ilgilendiren işletme giderlerinden oluşan ortak gider alacağı olarak 1.128.881.059 liranın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki haksız itirazın iptali istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan tapu kaydı ve yönetim planından anlaşıldığına göre site iki parselden oluşmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanununa göre; kat mülkiyeti veya kat irtifakı ancak bir parsel üzerindeki yapı veya yapılarda tesis edilebilir. Birden çok parsel malikinin bir araya gelerek müşterek kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurmalarına yasal olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle Kat Mülkiyeti kanunu hükümleri bu gibi müşterek yönetimlerde uygulanmaz.
Bu şekilde site namı altında birden fazla parsel malikinin bir araya gelerek kurdukları birliklerde yönetim planı tabir edilen belge bağımsız bölüm malikleri arasında bir sözleşme niteliğinde olup, bundan doğacak ihtilaşar genel hükümlere göre çözümlenir. Mahkemenin görevi de müddeabihin miktarına göre saptanır.
O halde mahkemece yukarıdaki esaslar dikkate alınarak davaya genel hükümler dairesinde müddeabihe göre Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal bulunmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
3.12.2001 tarih ve 4722 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜÐÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN'un 10. maddesi Medeni kanunun mal rejimi açısından yürürülük ve uygulama süresini açıklamaktadır;
MADDE 10. - Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (*) başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini (**) seçmiş sayılırlar.
Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları sonuçlanıncaya kadar eşler arasında tabi oldukları mal rejimi devam eder. Dava boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanırsa, bu mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümler uygulanır. Davanın redle sonuçlanması halinde eşler, kararın kesinleşmesini izleyen bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, Kanunun yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.
Şu kadar ki eşler, yukarıdaki fıkralarda öngörülen bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirler.
Yukarıdaki hükümler uyarınca mal birliği veya mal ortaklığı rejiminin yasal mal rejimine dönüşmesi halinde, Türk Kanunu Medenisinin ilgili mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümleri uygulanır.
(*) 1.1.2002
(**) Yeni yasaya göre yasal mal rejimi; Edinilmiş mallara katılma rejimdir.
-
Yazan: May 24th, 2008, 9:58am EDT - Admin
‘Şeytan ayrıntıda gizlidir’ özlü sözüne sadakat açısından iyi bir örneğim ben.
Keza, "paranoyak olmanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez”i de severim.
Ama bazen dostlar kızıyor bu özelliğime…
Bir türlü “bütünü” göremediğimi, detaylara saplanıp kalmakla mâlûl olduğumu söylüyorlar.
Bir tür zihinsel miyopluk sanırım.
“Çaresi var mı” diye birkaç psikiyatrist dosta da danıştım zamanında.
Vamık Volkan hocanın sağlam talebelerinden biri, “çok okuyanlar da olur, aklına hep kötü fikirler üşüşüyor mu” diye sormuştu.
Tedavi umuduyla onaylayınca da, “bizi aşar, Allah kurtarsın” diye acımıştı bana…
Ne yapayım, ben de derdime devâ aramayı bıraktım. Kusurumu kabul edip, “üşüşmelerimle” yaşıyorum.
Ama “teferruat kâbusları” da benle beraber.
Küçük ölçekli, bir tür “Beatiful Mind” yani!
* * *
Amerikan seçim yarışının Demokrat Cephesi’nde Obama’nın ağırlık kazandığına kanıt olarak, efsanevi ailenin efsanevi senatörlerinden Edward Kennedy’nin tercihi bir-iki ay önce belli olmuştu.
Washington’da inanılmaz saygınlığa ve güce sahip Kennedy’nin Obama’ya yatması, bir çok kişi için “belirleyici” sayıldığından, “Obama’nın başkan adaylığı tamam” diyen tanıdıklar yemeden içmeden bu bilgiyi bana yetiştirdiler.
“Obama değil McCain öl(dürül)ürse?” başlıklı yazımı dudak bükerek ama fena halde şüphelenerek okuduklarından “Kennedy-Obama” denklemine tutundukları belli oluyordu.
İtiraf edeyim ben de bir ara ikirciklendim. Kennedy ismi ABD politikasında anahtar gibidir. Açmayacağı kapı yoktur.
Ama bir yandan da müstehzi göndermeleri atlatabilmek için aklıma gelen ilk savunuyu fırlattım…
“Siz Kennedy lanetini unutuyorsunuz herhalde. Kennedy’lerin ne kendilerine ne başkasına faydası mı olmuş? Adamların eceliyle ölen bir tek ferdi yok. Kennedy laneti Obama’yı da yakar” dedim.
Dedim ama “yenilir yutulur dolma” olmadığını da biliyorum. Zaten Amerikan iç dinamiklerini yakından izleyen dostlar da işi iyiden dalgaya vurdular.
“Obama’ya Kennedy laneti sökmez. Onun karısı ‘kukla bebeklere iğne batırmaya’ başladı mı iş biter” dediler.
Afro-Amerikan Obama’nın, “Afro” yönüne gönderme yapan bu tatsız şakayı çaresiz sineye çektim…
* * *
Allah’tan “Allah büyük”!
İyibilgi’deki çocuklar hızır gibi yetişti... “Demokrat Senatör Edward Kennedy hastanaye kaldırıldı. Felç geçirmiş. Sabah evinde fenalaşıp, yere yuvarlanmış.”
Bu habere sevinilir mi? Kendisini tanımam ama üzüldüm. Ama kuldan saklayacak değilim. Gizlice ve utanarak sevindiğimi itiraf ediyorum.
Biliyorsunuz, Edward Kennedy, uğradığı silahlı suikast sonucu hayatını kaybeden ABD eski Başkanı J. F. Kennedy'nin erkek kardeşi.
Tabii aynı zamanda Adalet Bakanlığı yapan, ağabeyinin öldürülmesinden sonra Başkanlığa soyunun ama o da öldürülen Robert Kennedy’nin de.
Diğer aile fertlerinin hepsi garip ölümlerine girmeyeyim.
Edward Kennedy, ABD Senatosu’nun en eski ikinci senatörü. Demokrat Parti’de ismi geçtiğinde önünü iliklemeyen siyasetçi yok gibi.
Ve elbette “süper delege”. Yani Clinton ile Obama arasındaki çekişmeye son noktayı koyacaklardan birisi.
Diyebilirsiniz ki, “neticede bir oy, ne olmuş ki”. Öyle değil. Ken