Web 3.0 olarak da adlandırılan 'semantik web' kavramı, içeriği hakkında daha net bilgiye sahip olduğumuz veri kaynakları üstüne kurulu.
İsviçre'nin Fransa sınırına komşu Cenevre şehrinde kurulu Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu CERN'de görevli Tim Berners-Lee, 1989 yılında internetin bu denli kitlesel ve popüler hale gelmesini sağlayan sayfalar arası bağlantı kurabilme, yazılara resimler, videolar ekleyebilme gibi özellikleri mümkün kılan 'web'i icat edip dünyanın kullanımına sunmuştu. Bugün pek gerekmiyor olsa da internet adreslerinin başında 'www' harflerinin yer almasının sebebi, Berners-Lee'nin 'world wide web' (dünyayı saran ağ) terimini hafızalarda taze tutuyor.
Dünyaya sunduğu bu benzersiz buluştan ötürü Berners-Lee 2004 yılında Britanya İmparatorluğu'nun en yüksek kademesini temsil eden 'Komutan Şovalye' nişanını Kraliçe 2. Elizabeth'ten alarak 'Sir' unvanı almıştı.
Halden anlayan web
Sir Lee'nin yeni odak noktası 'semantik web'. Bunu en basit şekilde 'birbirini anlayan veri kaynakları' olarak tanımlamak mümkün. Bugünkü web ortamında bilginin niteliğinin anlanması ve kategorize edilmesi çok zor. Bunun için karmaşık algoritmalar bilgi ayıklamak zorunda kalıyor.
Başka bir anlatımla içinde bilgisayarlarla ilgili bilgi olan birsayfanın hangi gruptaki kullanıcılara hitap ettiği, bilgisayarın hangi alanıyla ilgili bilgi verdiği gibi uzayıp gidecek detayları kesin olarak yazılımlarla tanımlayamıyoruz. Semantik web döneminde sayfalar içerdiği bilgiler ve bağlantılarla ilgili ayrıca kategorik bilgiler veriyor.
Örneğin 'tarama' ile ilgili bir sayfanın yemekten mi, silahlı eylemden mi yoksa saç bakımından mı bahsettiğini sayfanın kendi içinde tanımlayacağız. Bu özelliğin insanlardan çok bilgi tarayan ve kategorize eden size ve benzeri bilgi sistemlerinin işine yaraması bekleniyor. Ancak bu özellik ister istemez akla başka sorular getiriyor.
Sayfayı hazırlayanların yanlış bilgiler girerek ziyaretçi avlamaya çalışmasına karşılık ne yapılacağı net değil. Öte yandan semantik web çağında bütün sayfaların ve bilgilerin kategorize edileceği öngörüldüğü için asıl sevinenin sansürcüler olacağı da düşünülüyor.
İçeriğin kurtuluşu
İnternetin her sene katlanarak büyüyor olması semantik webe yönelik ihtiyacı açıklamak için yeterli. Hem kullanıcıların hem de içeriğin arttığı ve içeriğin yüzde 80'inin bireysel, yüzde 20'sinin kurumsal olduğu düşünülünce web 3.0 olarak da adlandırılan semantik web kaçınılmaz bir ihtiyaç olarak ortaya çıkıyor.
Bu konuda fikir yürüten uzmanlar önümüzdeki 15 yıl içinde hayatın her yanına sızacak internetin kurtuluşunun altyapı yatırımı, bilginin kategorizasyonu, uluslararası kanunlar ve daha ucuz, kullanımı kolay erişim cihazlarında olduğu konusunda hemfikir.
Radikal