SİGORTA: Sigorta aynı türden tehlikeyle karsı karsıya olan kişilerin belirli bir miktar para ödemesi yoluyla toplanan tutarın, sadece o tehlikenin gerçekleşmesi sonucu bilfiil zarara uğrayanların zararını karşılamada kullanıldığı bir ekonomik düzenlemedir.
SİGORTACI: Yasalarca tarif edilmiş özelliklere sahip, ruhsat almış ve prim alarak,sigorta sözleşmesine konu menfaatin zarar görmesi ihtimaline karşılık teminat veren taraftır.
SİGORTALI: Sahip olduğu bir menfaati çerçevesinde başkası tarafından (…kim?…) sigorta sözleşmesi yapılan, sigorta sözleşmesinde taraf olmayan kişidir.
SİGORTA POLİÇESİ - MUAFİYET: Sigortalının herhangi bir hasarda yüklenmesi gereken meblağdır. Muafiyetin amacı; zarara sigortalının da katılımını temin ederek azami derecede dikkat ve özeni sağlamaktır.
* * *
Sigortanın Tanımı ve Önemi
Sigorta, belirli bir prim karşılığında bir kimsenin para ile ölçülebilir, yasa ile korumaya değer bir sigortalanabilir menfaatine zarar veren bir rizikonun gerçekleşmesi halinde bu zararı karşılayacak tutarda sigortalının tazminata hak kazanmasını sağlayan çift taraflı bir sözleşmedir. Sigorta sözleşmesinin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için tarafların, teminat altına alınmak istenen riziko, sigorta konusu, sigorta bedeli, sigorta süresi, sigorta şartları ve prim gibi esaslı unsurların üzerinde mutabık kalmaları gerekmektedir. Sigorta, hiçbir zaman bir kazanç kaynağı olmamakla birlikte, sigortalının refahını hasardan bir gün öncesine getirme fonksiyonu ile hem ülke ekonomisinde hem de bireyler açısından büyük önem taşımaktadır.
Sigorta temel prensipleri olan ve her türlü teminat için uyulması ve uygulanması zorunlu prensipleri olan bir akittir. Bu prensipleri şöyle sıralayabiliriz:
Sigortalanabilir Menfaat Prensibi
Bir sigortadan bahsedilebilmesi için her şeyden önce var olan ve hasara uğraması onucunda sigortalıyı maddi veya manevi kayba uğratma potansiyeli olan bir unsur olması gerekmektedir. Sigortalanabilir menfaat; can, mal veya sorumluluk olabilir.
Azami İyi Niyet Prensibi
Sigortacı, her başvuranın sigortalanabilir menfaatine dair tüm bilgileri bilemeyeceği nedeniyle Sigorta sözleşmesinin yapılabilmesi için, esaslı unsurların gerçek ve doğru olarak sigortacıya iletilmesi gerekmektedir. Bu prensip, Azami İyi Niyet Prensibi olarak adlandırılmaktadır.
Tazminat Prensibi
Sigorta sözleşmeleri meblağ sigortaları ve tazminat sigortaları olmak üzere farklı niteliklerde olabilmektedir. Bu iki unsurun birbirinden farkı, meblağ sigortalarında riziko gerçekleşince sigortacı tarafından tazmin edilecek tutar belli iken tazminat sigortalarında bu tutar, sigorta sözleşmesinin genel ve özel koşulları kapsamında ve sigortalının uğradığı zarar göz önüne alınarak belirlenir ve ayrıca riziko gerçekleştiğinde her iki tarafın mutabık kaldığı değer üzerinden tazminat hesaplanır. Hayat ve ferdi kaza sigortaları dışında kalan bütün mal ve sorumluluk sigortaları tazminat sözleşmeleri olmaları itibarıyla bu prensip kapsamında değerlendirilen sözleşmelerdir.
Halefiyet (Rücu) Prensibi
Sigortalının zarara uğramasında üçüncü kişiler rol oynuyorsa devreye giren prensiptir. Sigorta ettirenin sigortalıya tazminatını ödedikte sonra; hasara sebep olan kişilere rücu edebilmekte yani hukuken sözü geçen kusurlu tarafın kusuru oranında tazminat talep edebilmektedir. Bu prensipte amaç haksız kazanç ediminin engellenmesidir.
Yakın Sebep Prensibi
Gerçekleşen rizikonun sigorta şirketince tazmin edilebilmesi için, riziko sebebinin sigorta sözleşmesinde yer alan genel ve özel şartlarda belirlenen teminat kapsamında yer alması gerekmektedir. Örneğin; hırsızlık teminatı verilmiş bir sigorta sözleşmesine sahip bir mekânda, hırsızın kapıyı kırması ve bir şey çalmaya fırsat bulamadan kaçması nedeniyle oluşan kapının hasarı da bu poliçe ile ödenecektir. Çünkü hasarın yakın nedeni çalma durumu gerçekleşmemesine rağmen, hırsızlık olayıdır ve bu riziko, sözleşmede teminat altına alınmıştır.
Kaynak: www.tsev.org.tr