İsveç'in Göteborg kentinde 1-4 Haziran günleri arasında gerçekleştirilen Dünya Gazete Sahipleri Derneği'nin (AMJ) 61. Kongresi ve 15. Dünya Yayıncılar Forumu'na yüzlerce medya patronu katıldı.
Özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa'da reklam yayın ve gelirlerinin düşüş gösterdiği bir dönemde medya yetkilileri, buna karşı yeni ekonomik model geliştirerek önlem geliştirmeye çalışıyorlar.
AMJ: İnternet reklamlarda gelir artışı, gazetelerde düşüş
2003 yılında dünyada İnternet sayfasına sahip günlük gazete sayısının 3 binken, bu sayının 2007'de 4 bin 500'e çıktığını tespit eden AMJ, "Gazetenin Geleceğini Kuralım" Projesi kapsamında yapılan dijital medya alanında görülen küresel yönelimlere ilişkin dünya raporunda elektronik yayıncılık sektörünün 2011 yılında 150 milyar avro tutarında ve 2002'nin 12 katına eşdeğer reklam geliri yaratacağını duyurdu.
Le Monde gazetesinden Pascale Santi'nin haberine göre, Avrupa'da İnternet yayınları yoluyla elde edilen reklam gelirleri 2005'ten 2007'ye yüzde 142,3 artış gösterdiyse de gazeteler için bunun karşılığı yüzde 8 düşüş oldu. ABD'de bu artış yüzde 176,7 iken gazeteler için gelirlerdeki düşüş yüzde 3,7 oldu.
AMJ, yayıncıların yeni multimedia olanaklarının geleneksel basın üzerindeki etkilerinin tartışılmasının zirve gündeminde ağırlık kazandığını bildirdi.
Bilişim, çalışma şartlarını da değiştiriyor
Borrel Associates Şirketi'ne göre, dijital ticarette Washington Post gazetesinin 2002'de yüzde 4,2 olan toplam gelirlerinin geçen yıl yüzde 13,7'ye; yüzde 2,4 olan New York Times gazetesininkinin de yüzde 8,1'e yükseldiği belirtiliyor. Fransa'da geçen yılki gelirlerinin yüzde 13'ünü sayısal ticaretten sağlayan Le Figaro Grubu, 2010'da bunu yüzde 20'ye çıkarmayı hedefliyor. Ancak, gazetelerden düşüş gösteren reklamların İnternet ortamında artış gösterdiği de biliniyor.
Zirvede gazetecilerin bir günlük gazete ile bir İnternet sitesindeki çalışma koşullarının birbirinden çok farklı olduğunu, gazetede çalışanların işleri sayfaları bağlandığında biterken İnternet medyasında günde 24 saat çalışabiliyorlar. Maaş ve izin süresi gibi şartlar da farklılık gösterebiliyor.
Doğa Gözcüleri Derneği kurucu üyesi Asaf Ertan yaptığı yazılı açıklamada “İstanbul metropolünde baharla birlikte açık alan eğlenceleri, nişan, düğün gibi sosyal etkinliklerin hemen her gün yapıldığını görüyoruz. Bu nitelikteki toplantıların çoğu gece açık alanlarla yapılıyor” diyor.
İstanbul kıtalararası kuş göç güzergahında
"Bu mekanlar genellikle koruların içine, yakınında olduğu gibi tümüyle şehir içinde yapıların arasında bulunan bahçelerde de olabiliyor" diyen Ertan, İstanbul’un kıtalararası kuş göç yollarının en önemli rotalarından biri üstünde bulunduğunu söyledi.
Havai fişek patlamaları kuşlara zarar veriyor
Adalar, Beykoz, Çamlıca ve Sarıyer ilçelerinin bu güzergahta olduğunu ve göç trafiğinin en iyi buradan izlenebildiğini söyleyen Ertan, patlama seslerinin üreme sağlığını tehdit ettiğini ifade etti.
Kuluçka döneminde gerçekleşen yüksek sesli patlamalar nedeniyle ergin kuşların yumurta üstünden kalktığını, yavruların yumurtadan çıktıktan sonra da gene patlamalardan ürken ergin kuşların yuvayı terk ettiği için üreme sağlıklarının bozulduğunu ve yavru telefatının çoğaldığını izlediklerini belirten Ertan açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
Neden yasal işlem yapılmıyor?
“Balık avcılığının yasak olduğu üreme dönemlerinde kaçak avcılık yapanlar hakkında, yani balıkların üremesini engelleyenler hakkında yasal işlem yapılırken, şehirlerde bizi sinek zararlarına karşı birçoğumuzun aklının almayacağı ölçekte koruyan kuşların üremesini engelleyenler hakkında neden yasal işlem yapılmıyor?” diye sordu.
2005 ayında boşandım fakat daha sonra eşimle yeniden barıştık ikimizde mahkemeden çıkan kararı almadık şuan evliliğimizin geçerli olup olmadığını merak ediyoruz.yeniden evlenmemiz gerekiyor mu? yardımlarınızı bekliyorumm
0 yaşında
Baba: Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.
Kızı: Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam babam olsa gerek.
5 yaşında
Baba: Prensesim benim, güzel kızım.
Söyle bakalım baban sana ne alsın?
Kızı: En çok babamı seviyorum.
Babam, niye annemle uyuyor? Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.
10 yaşında
Baba: Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?
Kızı: Ben babama aşığım. Büyüyünce babam gibi erkekle evleneceğim.
Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?
15 yaşında
Baba: Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü
bir şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.
Kızı: Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım?
20 yaşında
Baba: Artık sözümü dinlemiyor. Benden giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya
başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun zamandır tatlı bir iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.
Kızı: Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor.
Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım. Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!
25 yaşında
Baba: Bir gün bunun olacağını biliyordum.
İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi.
Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terk ediyor.
Kızı: Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor.
Kendi hayalindeki damat değil ya! Sanki birlikte yaşayacak olan o.
30 yaşında
Baba: Çok az görüşüyoruz. Daha sık bir araya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki…
Kızı: Babamları da çok ihmal ediyorum galiba.
Yine telefonda çok üzgün geldi sesi.
Hafta sonu onlara süpriz yapmak en iyisi.
40 yaşında
Baba: Kızım, benim entelektüel düzeyimi yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde
düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı
bütün problemleri bana sorardı.
Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyeceğim.
Kızı: Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor.
Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama.
Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da olamadım.
45 yaşında
Baba: Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel.
Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.
Kızı: Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep
ihmal ediyor zaten. Allah’ım onu benden alma!
50 yaşında
Baba: Dünyada mutlu kal kızım!
Kızı: Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım.
Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol.
Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben, arada sırada işaretler yolla mesela.
Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?
55 yaşında
Kadın: Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım.
Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, çünkü “keşkeklerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum.
Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?
Binlerce gözüyle, boşluktaki adam uzanır, düşsel bir incelikten onu kendi gecesine alır…
__________________