Bizim kadınlarımıza bütün haklar verildi. Hatta başka ülkelerin kadınları haklarını almadan önce verildi. Evet bizim kadınlarımız haklarını almadılar ama verildi hakları daha ne olsun.
Türkiye ne gelişmiş Batı toplumları gibi ataerkilliği sorgulayan ve aşmaya gayret eden, ne de Ortadoğu toplumları gibi ataerkilliğiyle barışık bir yapısı var. Kısacası kafası karışık toplumun. En iyisi karışık mı olsa yoksa? Zaten kebabın da karışığını severiz ne olur sanki?
Batıda feminist bilinç her yerde yerleşmiştir. Kadınlar bizdeki gibi bir iki yazarın yazdığı romanlarla avunmamaktadır. Bu ülkelerde kimse çıkıp da “kadınlar ezilmiyor ki kardeşim, nankör bunlar” demiyor. Hatta feministlere Türk karı kuvvetleri diyecek kadar olayı sulandırmıyor. Aslında bizde oturmuş, kabul görmüş ne öyle ne böyle bir bilinç var. Ne batıdaki gibi feminist bilinç var ne doğudaki gibi ataerkil bilinç. Hem ataerkiliz, biz, hem de ataerkil değilmiş gibi yapabiliriz. Hatta buna öyle de inanırız ki ataerkilliğimizi sorgulamayı aklımıza bile getirmeyiz. Hatta feministlerimiz bile getirmez aklına. Onlarda hep aynı sözü söylerler " biz kadınlara haklarımız verildi".
Aslında şöyle geriye yaslanıp, yüzümüzü hep çevirdiğimizi iddia ettiğimiz batıya bir bakabilsek. Ancak o zaman görebileceğiz ataerkilliğin erkekleri de en az kadınlar kadar mutsuz ettiğini. Oğlan doğurmayan annenin mutsuzlanıp, babanın üzüldüğünü fark edeceğiz. Ve ancak bunu dönüştürdüğümüz takdirde kendi çocuklarımız için, kendi kız ve erkek çocuklarımız için daha iyi bir gelecek bırakabileceğiz...
Kadınlar gününü kutlayınız gene de..
