Annemizi hep hatırlarız aslında. Sadece anneler gününe mahsus değildir anmamız onu.
Kalbimizdedir yeri.
O bambaşka bir şeydir bizim için.
Kırılmaz, esnek bir maddedir sanki.
Çok zaman yanıbaşımızdadır ama nedense onu görmezten gelmeyi bile normal karşılar genelde görmezden geliriz.
Bize olan ilgisi bizi çoğunlukla sıkar. Hatta bezdirici gelir. Yeter be anne diye haykırası gelir içinden insanın.
Ama ona avaz avaz bağırsanız da o gene kırılmaz size on dakikadan fazla ve daha fazla ilgilenmeye başlar.
Aslında onun kol kanatları altında olmak içten içe hoşumuza gider ama nedense bunu kabul etmek istemeyiz, kendimize itiraf edemeyiz.
İşte bizim annelerimiz böyle.
Benim annemde beni çok sever, öylesine çok severki bunu anlatmaya ne gerek var yaşayan herkes bilir.
Ben bazen, bu kadar üstüme düşme, artık büyüdüm falan derim. O yine bildiğinden vazgeçmez. 85 kilo olduğumhalde hala iyi beslenmediğimi düşünür ve söyler. Birazcık geç kalsam bir yerden o kadar merak ederki ortalığı ayağa kaldırır annem.. Ben biliyorum ki bir gün bana bir şey olsaydı ve oğlunun yaşaması için senin kalbine ihtiyacı var dense anam tereddüt etmeden verirdi. Benim annem de sizin anneniz gibi işte böylesine fedakar.
Nedense onu çok sevdiğim halde zaten biliyordur diye söylemedim sanırım bunu ona.
Ama, sanırım artık söylemek gerek.
Hiç değilse anneler gününde.
Ne dersiniz? Söyleyelim mi bu gün hep birlikte.
Annem, canım anam! Seni ben çok ama çok seviyorum.
