-
Müvekkil Belediyenin İller Bankasından gelen payların toplandığı hesaba haciz konuldu şikayette bulunduk mahkeme tensip kararında tedbir koydu ancak karşı taraf parayı tahsil etmiş buna rağmen birkaç gün önce tekrar haciz koymuşlardır. İcra müdürlüğünün Mahkeme kararına rağmen bu kararı vermesine karşı izlenecek bir yol varmıdır?
-
İTİRAZIN İPTALİ YOLUNUN İTİRAZIN KALDIRILMASI YOLU İLE KARŞILAŞTIRMASI
Yaptığı icra takibine itiraz edilen alacaklının İcra İflas Kanununa göre iki seçeneği vardır. Birincisi genel hükümlere göre İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davası ikincisi ise elinde İİK 68-68a maddelerindeki belgelerden biri bulunan alacaklı için İİK 68 maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması seçeneğidir.
İİK 68/1 maddesi uyarınca; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Borçlunun imzasını taşıyan ve borç ikrarını içeren bir belge alacaklı tarafından sunulması şarttır. Şayet böyle bir belge sunulamaz ise İİK' nun 68/1. maddesinde yer alan, yetkili makamların düzenledikleri belgelerin ise takip dayanağı yapılıp, ilamsız takibe konulabilmesi için, kanunda bu belgelerin, İİK' nun 68. maddesinde sayılanlardan olduğuna ilişkin özel hüküm gereklidir[13]. (İİK' nun 143/2, 105/1, 251/1, 634 sayılı kanunun 37. maddesi gibi).( 634 s.y m 34 Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.)
İİK 68. madde anlamında elinde belgesi bulunmayan alacaklı İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edemez. Talep ederse talebi reddedilir.
İtirazın kesin olarak kaldırılması yolu ile itirazın iptali davası arasındaki farklar aşağıda belirtilmiştir.
·İtirazın kaldırılması davası icra mahkemesinde ( İİK m 68) görülür, itirazın iptali davası ise genel mahkemede( İİK 67/1) görülür.
·İtirazın kaldırılması davasının hukuki niteliği doktrinde tartışmalıdır. İtirazın kaldırılması, alacağın takip hukuku bakımından varlığının tespitine yönelik bir takip hukuku davası iken itirazın iptali takip hukuku prosedürü içinde kalmakla birlikte salt bir takip hukuku davası da değildir[14]. ·İtirazın kesin kaldırılması İİK 68 maddesi uyarınca itirazın alacaklı veya vekiline tebliğinden itibaren 6 ay içinde talep edilmesi gerekirken itirazın iptali davası aynı tebliğden itibaren 1 yıl içinde (İİK m. 67) açılabilir. Her iki süre de hak düşürücü süre olup hâkim tarafından re’sen gözetilir.
·İtirazın iptali davasında borçlu cevap dilekçesinde, daha önceden icra dairesine bildirmiş olsun yahut olmasın her türlü savunma sebeplerini ileri sürebilir[15]. İtirazın kesin kaldırılması davasında ise borçlu, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. (İİK. m . 63).·İtirazın kesin olarak kaldırılması, likit alacaklarda ve bu alacakların İİK 68. maddede öngörülen belgelere dayanması halinde talep edilebildiği halde, itirazın iptali, belgeye bağlı olmayan veya belgeye bağlı olmakla birlikte likit olmayan alacaklarda da istenebilir. O halde senede bağlı likit alacaklarda alacaklı ister itirazın kaldırılması yolunu isterse itirazın iptali yolunu seçebilir.
·İtirazın kaldırılması yolunda, alacağın bir para veya para ile gösterilen bir teminat alacağı olması ve aynı zamanda bir senede dayanması gerekirken, itirazın iptali yolunda alacağın niteliği önemli değildir ve bir senede dayanması da gerekmez.
Admin
"İTİRAZIN İPTALİ " başlıklı makalenin tüm hakları yazarı ADMİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından Hukukcafe Sitesi (http://www.hukukcafe.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
-
Büyük sıkıntımıza değerli önerilerinizi acilen beklerim,şimdiden çok teşekkürler ediyorum.Sorunum şu :Bir evim var ve babam oturuyor.;Bina altta 2 dükkan ve her katta 3 daire toplam 6 daire olan 2 katlı binadır.Bizim ve üst katımızdaki daire arka bahçeye tam cephelidir.2 ay önce alttaki ön cepheye bakan ) 2 dükkanı (1 ini kiralayarak) bir market açıldı.Marketin soğutucu eşanjör panellerini arkadaki bahçenin köşesine arka cephe dairelerin sahiplerine de sormadan cihazların üzerini de uydurma bir sundurma ile koydular hatta hemen balkonumuzun altına da bir adet daha koydular .Apartman sakinleri (ön cephe sahipleri ile toplandık ancak içlerinden biri de marketin kiralık dükkanının da sahibi olduğundan değil bize ,(2 daire sahibine) destek vermeyi marketi savundular.Ben de market sahibine durumu anlattım ancak izolasyon yapabileceğini daha fazla birşey yapamayacağını bildirdi.Ben de iyi bir cihaz grubu ise dükkanınızın ön cephesine alınız kötü ise neden arkaya ancak 2 dairenin ön cephesine koyuyorsunuz sorusuna cevap veremedi.Sorun şudur bu cihazlar gece o kadar gürültü yapıyor ki tam yatak odası karşısında hizalayan bir konumda olduğundan yazın bu mevsimde pencere açılamıyor .Akşamları balkonda oturulamıyor.Babam gidip kablolarını kesebilir endişesindeyim.Bu durumu çözme yoluna gitmek istiyorum .Kat mülkiyetimizi de aldım.Kat mülkiyeti kanunlarında ortak alanlarda tesis kurmanın 4/5 ortak birliği ile olabileceğini araştırarak öğrenmiştim. 6 daire + 2 dükkan var sadece üstkat komşumla beraber bu oranı % 80 in altına çekebiliyoruz.Bu durumda ne yapmalıyım .Mahkeme yoluna gitmek istiyorum.Şikayeti belediyeye yapmak pek olumlu sonuç getirmeyeceğini biliyorum.Gürültü esas olmakla birlikte bahçenin amaç dışı işgali ,görüntünün kirliliği bize bu davada haklılık verir mi?.Değerli yorum ve görüşlerinizi bekliyorum .
-
merhabalar ; benim mesleki hastalığım oluştu iş yerinde sürekli rapor alıyorum.meslek hastalıkları hastanesinden aldıgım raporla direk istifa edebilir tazminatımı alabilirmiyim.Yoksa hastanenin is yeriyle temasa gecmesini beklemem mi lazım.Ayrıca sözleşme ile çalışıyorum bittiğinde istifa edersem tazminat alırmıyım ?
konuyla ilgili yardımlarınızı bekliyorum..Şimdiden teşekkür ederim
-
degerli üyeler sorularıma verecegınız cevaplardan dolayı şimdiden teşekkür ederim.babamın kardeşiyle ortak tapulu yerleri var.bu yerde hem ev hemde bahce bulunuyor. babam tapuda bu yerin %25 ine sahip.iki yıl önce kardeşi tarafından yerlerin satışı için izalei şuu davası açıldı ancak sonradan anlaşarak kardeşi davayı geri aldı ve aralarındada bır mutabakat zaptı imzalandı.ancak iki sene sonra kardesi yeniden dava actı.aralarında anlaşma tutanagı varken bu dava gecerlı olurmu babam ıstemez ıse yerın satılma durumu nedır
sımdıden tesekkurler
-
Zoruma gidiyor arkadaş,zoruma..
Hemde aLayı ...
Bırakıp gitmek değil de,kalıp bu yükü taşıyamamak zoruma gidiyor..Sana cevap verememek değil de,seni üzmek zoruma gidiyor..
Susmak değil de,konuşamamak zoruma gidiyor..Ağlamak değil de,ağlaman zoruma gidiyor..
Daha neler zoruma gidiyor,biliyormusun güzelim? bilemezsin.
Çünkü sen daha içimde kalanlari görebilecek kadar derin derin bakamadın bana..Zoruma gidiyor işte şimdi,
o sana uzun uzun baktığımda suratını çevirmen,gözlerini kapatman..Zoruma gidiyor işte şimdi,kulaklarımla o ;
Ömerim deyişini duyamamam..Zoruma gidiyor şimdi,senin sesini duyamamak..Zoruma gidiyor,her sabah kendi başıma uyanmak,
akşamları bir başıma yatmak,tek başıma kahvaltı yapmak,bir bedende çift kişi yaşamak..
Sen bilirsin bunların benim için ne kadar önemli olduğunu..İşte acayip zoruma gidiyor güzelim,şimdi tek başına kalmak,
seni ardımda bırakmak..Sensizliğin sessizliğinde,sensizliği hissetmek..Düşünemediğim sensizliği yaşatmasın Rabbim bana,
derken..Biranda kendini bunun içinde bulmak,zoruma gidiyor işte arkadaş..ZORUMAaa
Sana sarılıp uyuyamadığım o geceler,zoruma gidiyor..Elinden yiyemediğim o kek,
İçemediğim bol havuçlu meyve suyu,öpemediğim gözlerin,doyamadığım gülüşün,yapamadığım süprizler,zoruma gidiyor..
Şimdi pervasız görünüp,aslında çaresiz olmak.. Çok zoruma gidiyor sensizliği yaşamak.
Gözümden sakındığım sevdiğim,yalana teslim oldu.
Ben ise,Gözümün nuRu dediğim sevgilime,sırtımı döndüm.
Ahhh keşke,şu keşkeler olmasaydı da
bende,keşke bunları yaşamamış olsaydık..Demek zorunda kalmasaydım.
Sen gittin de,ben senden gidemedim be güzelim
Doymadım sevdana
Doymadım yaşamaya
Doymadım aşkımmm'aa
doymadım,Oooffff..
Saçının,teli kaldı
Gözünün,izi kaldı
Mutlulukk,sözü kaldı
İçerimdeeeeeee ....
Allah'a emanet oL,Gözümün nuRu.
09.08.2009
İmza
LoL
[img44.imageshack.us]
-
-
Yazan: August 8th, 2009, 5:30am MSD - Cansu
[www.mkk.com.tr]
Merkezi Kayıt Kuruluşu
[www.mkk.com.tr]
Burada kuruluşla ilgili iletişim adres ve bilgileri yer alıyor.
-
Yazan: August 8th, 2009, 5:30am MSD - Cansu
[www.mkk.com.tr]
Merkezi Kayıt Kuruluşu
[www.mkk.com.tr]
Burada kuruluşla ilgili iletişim adres ve bilgileri yer alıyor.
-
Yazan: August 8th, 2009, 5:15am MSD - Cansu
Ankara 7’nci Tüketici Mahkemesi, bankaların kredi kartı sahiplerinden aldığı yıllık üyelik bedellerine ilişkin emsal olabilecek bir karara imza attı.
Mahkeme, kredi kartı kullanıcısının geriye dönük 10 yıllık üyelik bedelini yasal faizi ile birlikte talep edebileceğine karar verdi. Kararın Yargıtayca onanması durumunda bankalar, dava açan tüketicilere geriye dönük 10 yıllık üyelik ücretlerini yasal faiziyle birlikte ödeme durumuyla karşı karşıya kalacak.
Hakem’e gitti
A. S. adlı kredi kartı sahibi, Çankaya Kaymakamlığı 2’nci Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurarak, kredi kartı aidat bedellerinin yasal faiziyle iadesini talep etti. Hakem Heyeti Başkanlığı, 2008 yılına ait aidat bedelinin iptal edilerek tüketiciye iade edilmesine, geriye dönük diğer aidat ücretlerinin iadesi istemini ise ödemeden itibaren bir yıl içerinde talep edilmediği gerekçesiyle reddine karar verdi. Sakarya, 2008 yılından önceki yıllara ait kesintilerin ödenmesi için Hakem Heyeti Başkanlığı kararının iptali istemiyle dava açtı.
Zamanaşımı 10 yıl
Kredi kartı sözleşmesindeki üyelik ücreti alınmasına ilişkin hükmün, tek taraflı alındığı ve “haksız şart” niteliğinde olduğu vurgulanan kararda, şöyle denildi: “Buna dayanarak alınan son yılın ücreti dışında bugüne kadar alınan ücretlerin de zamanaşımı süresi içersinde olmak kaydıyla, kart hamili tarafından her zaman talep edilmesi mümkündür. Taraflar arasında sözleşme mevcuttur. Kural olarak taraflar arasında akdi ilişki bulunması halinde yasal nedeni olmaksızın yapılan ödemeler Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde her zaman geri istenebilir. Bu halde sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan bir yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaz. Davalı bankanın faaliyet alanı değerlendirildiğinde, haksız surette alınan yıllık aidat bedellerinin hesaba girdiği andan itibaren banka tarafından nemalandırılmaktadır. Bundan gelir elde edildiği kuşkusuzdur. ‘Hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez’ ilkesi gözetildiğinde, bankanın yasal dayanağı olmaksızın aidat üyelik ücretlerini hesabına girdiği andan itibaren avans faizi ile birlikte iade etmesi hakkaniyet ve adalete uygun olur.”
Avans faizini de ödeyin
Kararda, davalı bankanın davacıdan 2002’den itibaren yıllık üyelik aidatı kesintisi yaptığı, 2007 yılına kadar yapılan kesinti miktarının 147 TL olduğu, işlemiş avans faizinin de 123.28 TL olduğu kaydedildi. Hakim, bu nedenlerle Hakem Heyeti kararının kısmen iptaline, kredi kartı üyelik bedeli olarak davacı tarafından ödenen 147 TL asıl alacak ve 123.28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 270.28 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verdi.
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Merhabalar,
Teyzemin oğlundan dolayı teyzemin başına gelen olayla ilgili bilgi almak istiyorum.
Forumda ve başka kaynaklarda bir çok araştırma yaptım ve sorabileceğiniz tüm soruları ve durumu maddelerle özetleyeyim.
1- Teyzemin oğlunun faizler hariç yaklaşık 20.000 TL (5 banka) kredi kartı borcu var.
2- Kredi kartlarının en erken çıkarılanı 8 ay önce çıkarılmış. (Yani hepsi son 8 ayda çıkarılmış)
3- İcra işlemleri yaklaşık 1 ay önce başlamış. (Bazı bankalar henüz başlatmamış)
4- Teyzemin oturduğu ev oğlunun adınaydı. Yaklaşık 16 ay önce oğlu Tapu Dairesinden satış işlemi yaparak evi teyzemin adına yaptı. (Ev aslında zaten teyzemindi ama oğlunun adınaydı. 16 ay önce teyzemin adına yapıldı)
5- Teyzemin oğlunun ikamet adresi farklı bir adreste. (1 yıldır) Aslında şu anda ne o resmi adreste ne de teyzemde ikamet etmiyor. Ara sıra teyzemi arayıp telefonda konuşuyor ama nerede olduğunu söylemiyor. (Bizim tahminimiz şahıs şu anda yurt dışında)
6- Kredi kartları çıkartılırken Teyzemin adresi hiç verilmemiş. Ama 3 - 4 yıl önce Teyzemin adresini oğlu "ikamet adresim" diyerek bankalara vermiş. O dönemki kredi kartları ile ilgili sorun yok. 3 - 4 yıl önce muhtarlıkta kaydı da vardı.
7- Tekrar söylemem gerekirse icralık olan kartların hepsi son 8 ayda çıkarılmış ve o kartların sözleşmelerinde Teyzemin ev adresi ile ilgili bilgi yok. (Sadece eskiden kullandığı ve iptal ettirdiği kartlarda var)
Bir yakınımız Teyzemin evinin 16 ay önce satış işlemi ile oğlundan almış olmasının "icradan mal kaçırmak" olarak adlandırılabileceğini, satış işleminin iptal edilip bankaca evin (daire-kat irtifakı yok, hisseli arsa tapusu) icra edilip satılarak borcun tahsil edilebileceğini söylüyor.
Böyle bir şeyin başımıza gelme ihtimali var mı?
Cevaplayacak herkese şimdiden teşekkürler.
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Yazan: August 3rd, 2009, 10:37am MSD - SARAR
iyi günler.babamdan bana bir daire kaldı.veraset ilamı çıktı.daha henüz hiç bir işlem yapmadım.şu an bu dairede annem oturmaktadır.annem derki bu daireyi benim üzerime yap.ben öldükten sonra sana kalsın.yalnız benden hariç 2 tane abim var.gerçi onlarada birer daire verilecek.fakat ben bu daireyi anneme verirsem ne yapmalıyımki sağlıgında benden habersiz bu daireyi satamasın.vefatından sonra ne yapmalıyımki abimlerde bu daireden pay almasın.tşk
-
-
-
-
merhaba. geriye dönük gasp suçunu ve emniyeti suistimal suçlarını bildirmenin süresi varmıdır? ve ikişer tane şahit yetelimidir? bana yardımcı olursanız sevinirim. herkese iyi günler..
-
-
-
-
-
-